Evrenin başlangıcı bilimsel olarak Büyük Patlama teorisiyle açıklanır. Yaklaşık 13,8 milyar yıl önce evren aşırı sıcak ve yoğun bir hâlde ortaya çıktı. Bu bir patlama değil, uzayın her yönde genişlemeye başlamasıdır. Bu dönemde evrende yalnızca hidrojen ve helyum gibi çok basit elementler vardı.
İnsan vücudunu oluşturan karbon, oksijen, azot, demir ve kalsiyum gibi elementler Büyük Patlama sırasında oluşmadı. Bu elementler yıldızların içinde meydana geldi. Yıldızlar, evrendeki gaz bulutlarının yerçekimiyle çökmesi sonucu oluşur ve çekirdeklerinde nükleer füzyon gerçekleşir. Bu süreçte hafif elementler daha ağır elementlere dönüşür.
Büyük kütleli yıldızlar ömürlerini tamamladığında süpernova patlamalarıyla parçalanır. Bu patlamalar sırasında yıldızların içinde üretilen elementler uzaya saçılır. Karbon, oksijen, demir ve insan vücudundaki diğer tüm atomlar bu şekilde uzaya yayılan yıldız kalıntılarıdır. Bu maddelere yıldız tozu denir.
Uzaya yayılan yıldız tozu ve gazlar zamanla bir araya gelerek yeni yıldızları ve gezegen sistemlerini oluşturur. Yaklaşık 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi, yıldız tozu ve gaz bulutlarından meydana geldi. Dünya da bu yıldız tozundan oluştu. Bu nedenle insan vücudundaki her atom bir zamanlar bir yıldızın içindeydi.
Dünya oluştuktan sonra, yıldız kökenli bu maddeler uygun koşullar altında kimyasal tepkimelere girdi. Yaklaşık 3,8 milyar yıl önce okyanuslarda ilk canlı hücreler ortaya çıktı. Yaşam Dünya üzerinde başladı ve evrimleşti.
Bu evrim süreci boyunca canlılar basitten karmaşığa doğru değişti. Milyarlarca yıl süren bu süreç sonunda Homo sapiens, yani modern insan ortaya çıktı. İnsan uzaydan gelmedi, fakat insanı oluşturan maddeler uzayda, yıldızlarda doğdu.
Özetle insan, yıldız tozundan oluşmuş bir gezegende, yıldız kökenli atomlardan yapılmış bir canlıdır.