2025 yılında kripto para hırsızlığında yaşanan büyük artışın arkasında ağırlıklı olarak Kuzey Kore bağlantılı hacker grupları olduğu netleşmiş durumda. Chainalysis’in paylaştığı verilere göre, Ocak ayından Aralık başına kadar çalınan 3,4 milyar doların en az 2,02 milyar doları DPRK (Kuzey Kore) ile ilişkili saldırılardan geliyor. Bu da toplam kaybın yaklaşık %60’ından fazlası demek.





Bu rakam, geçen yıla göre %51 artış anlamına geliyor ve Kuzey Kore açısından şimdiye kadarki en büyük kripto hırsızlığı yılı olarak kayda geçmiş durumda. Chainalysis, 2025 verileriyle birlikte DPRK’nın bugüne kadar kripto üzerinden elde ettiği toplam yasa dışı gelirin en az 6,75 milyar dolara ulaştığını belirtiyor.

Bu tutarın çok büyük bir kısmı, Şubat ayında gerçekleşen Bybit hack’inden geliyor. Tek başına bu olayda 1,5 milyar dolar çalındığı ve saldırının TraderTraitor (diğer adıyla Jade Sleet / Slow Pisces) olarak bilinen Kuzey Kore bağlantılı bir tehdit kümesine ait olduğu ifade ediliyor. Hudson Rock tarafından yapılan ayrı bir analizde, Lumma Stealer bulaşmış bir makinenin Bybit saldırısıyla ilişkili altyapıyla bağlantılı olduğu da ortaya konmuş.

Bu saldırılar tekil olaylar değil. Arkasında uzun süredir aktif olan ve Pyongyang’daki Reconnaissance General Bureau (RGB) ile ilişkilendirilen Lazarus Group bulunuyor. Grup, 2020–2023 arasında en az 25 kripto saldırısında 200 milyon doların üzerinde vurgun yaptı. Son olarak Güney Kore’nin en büyük borsası Upbit’ten çalınan 36 milyon doların da aynı yapı ile bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.

Kuzey Kore’nin yaklaşımı yalnızca teknik hack’lerle sınırlı değil. Yıllardır süren Operation Dream Job kapsamında savunma, teknoloji, üretim ve havacılık sektörlerinde çalışan kişiler LinkedIn ve WhatsApp üzerinden sahte iş teklifleriyle hedef alınıyor. Bu süreçte BURNBOOK, MISTPEN ve BADCALL gibi zararlılar kullanılıyor. Amaç hem hassas veri toplamak hem de rejime gelir sağlamak.

Buna ek olarak son dönemde daha tehlikeli bir yöntem öne çıkmış durumda: sahte IT çalışanı yerleştirme. “Wagemole” olarak anılan bu yöntemde, Kuzey Koreli operatörler sahte kimliklerle veya paravan şirketler üzerinden dünya genelindeki firmalara “remote developer” olarak sızıyor. Bu kişiler zamanla kripto servislerine ve kritik sistemlere erişim elde ederek büyük ölçekli saldırıların önünü açıyor. ABD Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı bir davada, bu şema kapsamında ABD’de yaşayan bir kişinin kimliğinin kullanılarak 13 farklı şirkete sızıldığı ve yaklaşık 1 milyon dolar maaş alındığı ortaya çıktı.

Çalınan paralar ise doğrudan kullanılmıyor. Fonlar; Çin merkezli OTC ağları, cross-chain bridge’ler, mixer servisleri ve özel pazarlar üzerinden 45 güne yayılan planlı bir aklama sürecinden geçiriliyor. Chainalysis’e göre bu yapı, Kuzey Kore’nin uzun süredir Çin merkezli finansal ağları kullanarak uluslararası yaptırımları aşma stratejisiyle örtüşüyor.

Özetle tablo net.2025, Kuzey Kore’nin kripto üzerinden en agresif ve en kazançlı yılı olmuş durumda. Teknik exploit’ler, sosyal mühendislik, sahte çalışan yerleştirme ve profesyonel para aklama ağları birlikte kullanılıyor. Bu da kripto ekosistemi için riskin artık “istisna” değil, sistematik hale geldiğini gösteriyor.