Rabbim, Şâfî ismiyle hastanıza şifa ihsan eylesin inşallah. Sizlere de bu zor imtihanda sabır, metanet ve güç versin. Yoğun bakım kapısının önünde beklemenin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum; insanın kalbinin her saniye biraz daha sıkıştığı, zamanın adeta durduğu anlardır bunlar.
Ben de bu süreci babamda yaşadım. Beynine pıhtı atmıştı ve doktorlar durumu ağır demişti.
O anlarda insanın elinden hiçbir şey gelmiyor; ne söz ne çare… Sadece dua kalıyor geriye. Ben de o günlerde Allah’a tüm kalbimle yönelip, “Rabbim, bana mucizeni göster” diye yalvardım. Gözyaşıyla edilen duaların, çaresizlikle açılan ellerin ne kadar kıymetli olduğunu o zaman öğrendim.
Elhamdülillah, Rabbim dualarımızı karşılıksız bırakmadı. Bugün babam fizik tedaviye gidip geliyor; her adımı, her nefesi bizim için bir şükür sebebi. Bu yüzden sizlerden de ricam, ne olursa olsun Allah’tan ümidinizi kesmemenizdir. Çünkü şüphesiz ki Allah, göğsünüzün ne kadar daraldığını, kalbinizden geçen her duayı ve dökülemeyen her gözyaşını en iyi bilendir. O, dilediği an dilediği kuluna umulmadık kapılar açandır.