Bir iş aldım.
Klasik bir pazaryeri uygulaması ama üzerine mezat mantığını oturtmuşlar.
Satıcılar canlı yayın açıyor, ürünler anlık olarak açık artırmaya giriyor, izleyenler teklif veriyor. Bildiğimiz e-ticaret ama temposu, heyecanı ve etkileşimi bambaşka.


Ve insan ister istemez şunu düşünüyor:

Biz neden böyle bir şeye girmiyoruz?
Neden mezat mantığını merkeze alan, gerçekten “ürün” olan bir platform yok?

Aslında fikir yeni değil.
Mezat, tarihsel olarak ticaretin en eski formlarından biri. İnsan psikolojisine çok iyi oynar:
kaçırma korkusu, rekabet, anlık karar verme, eğlence… Hepsi var.

Ama dijital tarafta hâlâ ya çok niş kalıyor ya da yarım yamalak çözümler görüyoruz.
Peki neden?

İlk akla gelen cevap genelde şu oluyor:
“Canlı yayın pahalı.”
Stream sunucuları, eş zamanlı kullanıcılar, gecikme problemleri, ölçeklenme…

Ama artık burası 2015 değil.
Stream maliyetleri DevOps tarafında oldukça iyi çözülebiliyor:
  • Dinamik ölçeklenen streaming servisleri
  • Event-based altyapılar
  • Yayın + teklif akışının ayrıştırılması
  • Gerekirse düşük latency yerine “kabul edilebilir latency” tasarımları

Yani teknik olarak bu iş çözülmeyecek bir problem değil.

Asıl mesele bence başka bir yerde.

Mezat, klasik pazaryeri gibi “listele – sepete ekle – satın al” değildir.
Mezat:
  • Moderasyon ister
  • Güven ister
  • Kural ister
  • UX olarak çok net kararlar ister

Ve en önemlisi:
“ürün düşüncesi” ister.

Çoğu girişim pazaryerini kopyalayıp üstüne bir özellik ekliyor.
Ama mezat bir özellik değil, başlı başına bir core experience.

Belki de bu yüzden yok.
Çünkü mezat yapmak:
  • Daha fazla sorumluluk almak
  • Daha fazla operasyon düşünmek
  • Daha fazla “gerçek zaman” problemiyle uğraşmak demek

Ama karşılığında da şunu veriyor:
  • Daha yüksek etkileşim
  • Daha uzun oturum süreleri
  • Daha eğlenceli bir alışveriş deneyimi

Kısacası mesele “stream pahalı mı?” değil.
Mesele, bu işe gerçekten ürün olarak bakmak isteyip istemediğimiz.



Ve bence bu boşluk hâlâ orada duruyor.

@metinaktas;