Bence çıkacak rakam: 25.000 – 27.000 TL aralığı


Neden bu bant?
  • Son yıllarda iktidar, yaşam maliyetini değil “kontrol edilebilir artışı” esas alıyor.
  • İşveren tarafı “istihdam kaybı” argümanını güçlü biçimde kullanıyor.
  • Enflasyonun tamamını yansıtan bir artış yerine, kısmi telafi tercih ediliyor.
  • Kamuoyunu tatmin edecek ama bütçeyi zorlamayacak orta yol aranıyor.

Olası senaryo

  • 25.000 TL → “Ekonomik dengeler gözetildi” söylemi
  • 26–27.000 TL → “Çalışanı ezdirmedik” algısı oluşturma çabası
Ancak şunu net söylemek gerekir:
Bu rakam yeterli değil, sadece siyasi ve mali açıdan olası olan rakamdır.
Özetle:
  • Olması gereken: 30–35 bin TL
  • Muhtemel olan: 25–27 bin TL
* * *

  • Büyükşehirlerde ortalama kira 15–20 bin TL seviyesinde.
  • Gıda, ulaşım, fatura ve temel ihtiyaçlar için tek bir bireyin aylık harcaması 15 bin TL’nin altına inmiyor.
  • Asgari ücret fiilen tek kişi değil, bir haneyi geçindirmek zorunda kalıyor.
  • 22–23 bin TL seviyeleri artık açlıkla yoksulluk arasında sıkışmış bir ücret hâline geldi.
30 bin TL asgari yaşamı,
35 bin TL ise biraz nefes aldıran ama hâlâ lüks içermeyen bir seviyeyi ifade eder.
Altını çizmek gerekir:
Bu rakamlar “refah” değil, insanca yaşamın alt sınırıdır. Daha düşük bir tutar, çalışanın yoksulluğunu kalıcılaştırır ve sosyal maliyeti uzun vadede çok daha ağır olur.