Bir web sitesine ‘şu butonu ekle’ demek size basit gelir. Ama o butonun tasarımı, konumu, mobil uyumu, bağlantı kontrolü, güvenlik doğrulaması, diğer modüllere etkisi, kod uyumluluğu ve test süreci vardır. Yani bir buton, sadece bir buton değildir.

Başka bir örnek:

‘Şuraya bir rapor ekleyelim, hazır zaten’ dersiniz. Ama o rapor için veri çekilecek, filtreler hazırlanacak, performans test edilecek, farklı kullanıcı rollerine göre yetkilendirme yapılacak. Siz tek bir sayfa görürsünüz, ama arka planda onlarca düzenleme yapılır.

Bir diğeri:

“Şu hatayı düzelt, zaten bellidir” diye düşünürsünüz. Oysa görünmeyen şey şudur:
Hata her zaman görüldüğü yerde olmaz. Sorunun kaynağını bulmak bazen çözmekten daha uzun sürer. Bir yazılımcı hatayı 3 dakikada çözdüyse, emin olun o 3 dakika o kişinin 10 yıl tecrübesine borçludur.

Tesisatçıya ‘şurayı sıkıver’, elektrikçiye ‘şu kabloyu bağlayıver’, doktora ‘bir iğne yap geçer’ diyemiyorsak, yazılımcıya da ‘5 dakikalık iş’ diyemeyiz. Çünkü her mesleğin kendi görünmeyen yükü, riski, sorumluluğu vardır. Yazılımda işin büyüğü küçüğü olmaz; doğrusu vardır, sağlamı vardır, güvenli olanı vardır. Bir satır kod bile bazen tüm sistemi çökertebilir; o yüzden zaman, dikkat ve test gerekir. Son olarak şunu bilmenizi isterim:

Bir geliştirici bir şeyi hızlı yapıyorsa, bu o işin basitliğinden değil; o geliştiricinin yıllarca öğrendiklerinden, yüzlerce kez benzer durumlarla karşılaşmış olmasından, yani profesyonelliğinden kaynaklanır. Bu yüzden ‘küçük iş’, ‘5 dakika’, ‘hemen olur’ gibi sözler sadece bir yanılgıdır. Yazılım emeğe, saygıya ve değerlemeye ihtiyaç duyar.
Ve evet, her iş, ne kadar küçük görünürse görünsün, ciddiyet ister.”