Selam olsun,

Seni bekleyen bir dünya var önünde.
Bir adım atsan yaşamaya başlayacağın, geri adım atsan izlemeye devam edeceğin…
Yıllardır seyrettiğin bir film gibi karşında duruyor.
Aslında neler yapman gerektiğini daha önce seyrettiğin hayatlardan biliyorsun sadece bir kuşku aşk ediyor içinde. Seyrettiklerimi yapabilecek miyim?
Ben olsam farklı olurdu! Dediğin ne varsa farklı mı olacak yoksa bir tekrara mı düşecek?

Hayat dediğin izole edilmiş bir ortamda izlediğinde film ancak içine girdiğinde bir gerçeklik haline gelir, biliyorsun.
Senin seyrettiğin hayatı birileri sende izlemeye başlayacak ve birileri için kahraman olacağın gibi bazıları için ders alınacak hataların sahibi olacaksın.
Bir dünya var önünde.
Etrafında başka insanların dünyaları, eşyalar, canlılar, hayaller…

Kimseyi dünyasında rahatsız etmeden ortak alanlarda vakit geçirerek yaşamak dediğimiz şeyi tecrübe ederken birilerini kendi dünyana misafir edeceksin ve misafirliklere gideceksin başkalarının dünyalarına. Hiç tatmadığın lezzetleri, duyguları, mutluluk ve sevinçleri keşfettiğinde ruhunda bir doygunluk hissedeceksin lakin kendi dünyana o tohumları ekip yeşermediğini gördüğünde bir parça üzüleceksin.

Bir çocuğun bulduğu her oyuncağı kendi yatağının altında toplamaya çalışması gibi her güzelliği kendi dünyanda toplamaya çalışmak yerine o güzelliği yerinde tatmayı öğreneceksin. Bu acılı ve can sıkıcı bir süreçtir fakat her şeyin tek bir kişinin dünyasında olamayacağını kabul ettirecek "gerekli" bir acılı ve sıkıcı süreçtir.

Senin dünyana gelen insanlara hediyeler verebilirsin.
Umutlarını, hayallerini, düşlerini ve güzelliklerini paylaşabilirsin hatta paylaştıkça hepsinin daha değerlendiğini hissedersin. Bazıları paylaştığın güzelliklere zarar verebilir, kendi dünyasına götürmeye çalışabilir tıpkı senin yapmaya çalıştığın gibi. Kızmadan ve kırılmadan yaşam denilen bu güzelliği öğrenmeye devam edebiliriz.

Hayat tecrübesi dediğimiz şey zaten yaşadığımız başarılı ya da başarısız sonuçların bize kattığı yaşanmışlıktan başka bir şey değildir. Tecrübeli biri nasıl olurum? Düşüncesi yola yeni çıkan birisi için çok erken sorulmuş bir sorudur ve bu soruyu cevaplayabilecek argümanlara sahip olması olası değildir.

Korkuların, endişelerin, tereddütlerin olmalı zira hayat bu kadar basit değil, birçok denge üzerine kurulu sarmaşıktan sırnaşık bir hal içindedir.
Derin bir nefes al ve yaşama doğru o ilk adımı at.
Korkma, hiç birimiz tam olarak bilmiyoruz yaşamayı.
Okuyanlar konudan muaftır bu yazı şahsım tarafından şahsıma yazılmıştır zaten üzerinize aldığınızı hiç görmedim…