Konuyu kuşak olarak ele almak istemiyorum. Ama gerçekten de bu bilinen bir gerçektir. Z kuşağı ne yazık ki zeka anlamında değil, sosyal anlamda bazı eksiklikleri var. Çünkü; doğdukları andan itibaren ellerinde en son model iletişim araçları oluyor.

Bu yüzden ikili ilişkileri tam anlamıyla bilmiyorlar, yani doğayı, sosyal hayatı, veya oyun oynamayı, bir şeylere heves etmeyi. Özellikle hayal kurmaktan gerideler.

Bizler bu konuda şanslıyız, çünkü hiç bir şey yoktu elimizde. Oturur saatlerce ya tavanı, ya halıyı, ya da gökyüzünü izlerdik ve saatlerce hayal kurardık bu da beynimizin farklı alanlarda gelişmesini sağlardı.

Olay sadece bununla da ilgili değil bizler "sosyal canlılardık" sokakta arkadaşlarla oyunlar oynar, kavga eder, yere düşer dizlerimizi kanatırdık. Hayatın gerçekliğini bilirdik. Soğuk su gibi çarpardı gerçekler yüzümüze.

Şimdi hayatı boyunca elinde telefonla dolaşan birinin bizler gibi olmasını beklemek mantıklı olmaz. Tabi bunun sorumlusu Z kuşağı değil. Ailelerin çocuklarının nasıl eğittiği, nasıl yetiştirdiği ile ilgilidir.