Sevgilisiyle sorunlar yaşıyormuş. Kızla büyük bir kavga etmişler. Önceden de birikmiş bazı tartışmaları olmuş, bazen yürümüyor ilişkiler. O yüzden sonra çıkıyor acısı.
Tadı tuzu kalmıyor hayatın, bırakıyorsun her şeyi bir köşede.. Buruşturulmuş bir kağıt gibidir aslında ilişkiler, atarsın bir köşeye.. yıllar sonra gidersin hiç olmadık bir yerlere.
İlişkiler dedim, ya sonra o buruşturulmuş kağıdı tekrar eline alırsın, düz hale getirirsin, içindekileri okumaya başlarsın. Kağıt bu işte yıllar geçse bile duruyor içindeki yazılar. Ama tek farkı sararmış bir şekilde. İlişkilerde aynen böyledir sararır.
Binlerce yok oluşa şahit olmuş bu gözler görüyor her şeyi. Ama çare bulamıyor hiç kimseye. Ağzına bal çalsanda zehir okuyorsun, ve zehir soluyorsun, ve rahatsızlık duyuyor insanlar. İşte sende tamda bu yüzden arafta kalıyorsun.
Kayıp ruhunu arıyorsun bir süre sonra bu da sana zarar veriyor, çünkü sana hesap soruyor. Neden pes ettin diyor, sen ise tüm masumluğun ile "yok tadım diyorsun"
Cedi Osman'ında vardır bir hikâyesi, belki sıkılmıştır, belki kız arkadaşından ayrılmıştır,belki de sakattır. Belki de gelmiyordur içinden hiç bir şey yapmak. Oturup izlemek istiyordur önünden geçen fırsatları.
"Kusura bakma hocam, boşluğuma geldi ve yazdım konuyla alakasız."