Arkadaşlar selam,
Kendi yaşadığım süreci de eklemek istedim. Çünkü yaşanan durum tam bir
trajedi!
Ben 2018den beri
@PayTR; ile çalışan, hem Türkiyede hem KKTCde resmi şirketleri olan, faturalandırması tam, kayıtları eksiksiz, hiçbir zaman şikâyet almayan bir markayım.
PayTRden gelen mail ise şu tarz bir şey:
Şirket politikaları gereği mağazanız kapatılmıştır.
Ne açıklama var, ne gerekçe var, ne sektör analizi var.
Aynı sektördeki rakiplerin POSu aktifken bana gönderilen tek cümle bu. Buna
keyfi uygulama denir. Bu da bırakın kurumsallığı, ticari etiğe bile sığmaz.
Benim için süreç burada bitmedi.
Bu kararın hukuki zemini olmadığı için:
✔
Hukuki yollara başvuru yapıldı.
✔ Avukatım aracılığıyla gerek BTKya, gerek Ticaret Bakanlığına, gerekse ilgili ödeme kuruluşu denetim birimlerine resmi süreci başlattım.
✔ Gerekli belgeler, işlem kayıtları, fatura dökümleri ve diskriminasyon tespitleri sunuldu.
Ödeme kuruluşu olmak;
dilediğini kapatıp, dilediğini açık tutma özgürlüğü değildir.
Bu tarz keyfi kararlar
sermaye piyasası hukuku, ödeme hizmetleri yönetmelikleri ve tacirler arası eşitlik prensibi ile bağdaşmaz.
Politika değişti diyorsanız:
O politikanın ne olduğunun, nasıl uygulandığının ve kimleri kapsadığının kamuya açıklanması zorunluluktur.
Sektördeki herkese çok net söylüyorum
Bugün bana yapılan yarın size yapılabilir. Kimse sözleşme, performans geçmişi, resmiyet veya ciro büyüklüğü fark etmeksizin güvende değil. Eğer aynı sektörde rakiplerin POSu açık kalırken sizinkine 6 gün süre veriliyorsa;
bu
politika değil,
çifte standarttır. Bunun adı: Keyfilik
Ayrımcılık
Ticari sabotaj
ve bu tarz uygulamaların artık hukuki karşılığı vardır.
PayTRye çağrım nettir:
Ya bu politikanın kapsamını resmî şekilde açıklayın ya da bu süreç mahkemede açıklanmak zorunda kalır.
Çünkü ben kendi adıma
susmuyorum, susmayacağım.
Gerekli başvuruları yaptım ve süreci avukatım aktif şekilde yürütüyor. Ödeme altyapısının şeffaf olması gerekir.
Genel politika diyerek kimse hiçbir taciri susturamaz.