manuel ile otomatik iki ayrı dünya. evet otomatik vites daha rahat ve konforlu bir sürüş sağlıyor ama benim gibi aracın motoruna hükmetmek, kontrolü elinde tutmak isteyen insanlar da var. otomatik vitesli aracın sana veremeyeceği belki de tek bir şey vardır o da vitesi küçültüp gaza bastığında seni en olmadık açmazlardan ok gibi fırlayarak kurtarmasıdır. şunu da unutmamak gerekir ki manuel özellikle de eski model araçlar çok dayanıklı. yada eski model amerikan otomatik vitesli araçlar. şimdiki araçlar birer araç, otomobil değil. veya raba da diyebilirsin. otomobil ile araba aynı şey değil. şimdikiler tüketim malzemesi. kontrollü eskitme yapacak şekilde planlanmış asfalt makinaları. ne sacları sac, ne lastikleri plastik ne de şanzımanları şanzıman.

en zon arabam 26 senelik bir opel astra hatchbackti. tabiiki manuel şanzımana sahipti. geniş görüş açısı kıvraklığı ve manuel vitesin verdiği güç kontrolü ile dağ tepe kar buz demeden 26 sene deliler gibi kullandım. şimdi otomatik bir suv var. vites kolu bile yok. yolda yavaş yavaş kontrollü bir şekilde gitmem gerekiyor çünkü aracı aniden hızlandırma imkanım yok. bu yeni araçtaki sport modu bile asla astra ile yarışamaz, yanından bile geçmez. yavaş yavaş kullanman gereken asfalt araçları.

herkesin pek beğendiği benim kullanmaktan kaçındığım alman markalarına bak... tamirciden çıkmıyorlar. eskiden bende bir beemer vardı. o da manueldi. arabanın canını çıkartmıştım senelerce ne yağ değiştirdim ne servise soktum, keçi gibi giderdi. şimdiki arabaları o şekilde kullansam, seslerinden belli, elinde kalırlar. geçen sene de astra'dan sonra yeni bir beemer aldım. araba acayip hoş, yayla gibi, dana gibi motoru var falan. gitmiyor kardeşim. otomatik vitesliydi, moden ya, teknolojik ya... üç ayın sonunda verdim gitti. her kullandığımda sinir ediyordu.

sevemedim şu otomatik vitesi....

kaçman gerekince bir vites aşağı alıp devri 6bin'e vurdurum vitesi ileri atmadan anlaman zor manuel ile otomatik arasındaki farkı. karlı yollarda araç kaymaya başlayında vitesi düşürüp yaptığın o frenin sana nasıl bir kontrol sağladığını, erken veye geç vites değiştirmenin çekişini nasıl kontrol altına alabildiğini ancak iyi bir manuel vitesli araç kullandığında anlayabiliyorsun.

garajım olsa veya bahçede çekebileceğim, aracı lift'e kaldırabileceğim bir yerim olsa hiç düşünmeden eski aracımla bu yenisini değiştiririm. ha ille de jip alacaksam eski köşeli kasa geniş pencereli range veya land alırım. o araçlar da kendin tamir edemiyorsan başa çıkılacak şeyler değildir.

eskiden biryere gitmek sözkonusu olduğunda, ki offroad'a da gittim karlı dağların tepesine de hiç düşünmezdim. yol müsaitse gaza basar giderdim. şimdi daha temkinli olmam gerektiğini hissediyorum. evet altımdaki araba jip diye geçiyor ama astra'nın gidp tırmandığı çamurlu taşlı anormal gik yokuşlara bu aracın geleceğini hiç sanmıyorum.

demem o ki... ikisi iki farklı dünya. şehir içinde veya normal sürüşte bir fark anlamazsın, otomatik daha konforludur. ama aracı uc noktalara kadar kullanmaya başladığında fark ortaya çıkar.

mesela neden ambulanslar otomatik vites değildir dünyanın hiçbir yerinde ?

sana hayorlı olsun, ne diyeyim... kolaylıklar dilerim...