Konuya şöyle bir baktım; Ayasofya’nın içine vinç sokmuşlar, burada ise herkes kendi kendine UNESCO danışmanı olmuş.
Atatürk’ün o yapıyı müze yaparken “bilim ve medeniyetle korunsun” diye koyduğu vizyonu düşünüyorum, bir de şu anki tartışmayı… aradaki fark vinçle ölçülecek kadar küçük değil, merak etmeyin.
1500 yıllık yapıya 25-30 tonluk vinç giriyor, “normal yaa” diye geçiştirenler var. Hocam keşke o rahatlık biraz da tarihe gösterilseydi, bugün bu tartışma bile olmayacaktı.
Layher iskele sistemi, statik analiz, yük dağılımı… bunlar teknik konular. Ama bazı arkadaşlar teknikle değil “ben böyle duydum” bilimiyle konuşmayı daha uygun görmüş.
Ben yine de umutluyum. Tarih bilinci vinçle girmiyor ya içeri… belki bir gün bilgiyle girer.
Sonuç olarak: Ayasofya’nın içindeki vinç mi daha şaşırtıcı, yoksa dışındaki yorumlar mı? Onu tarih yazar artık.