Böyle bir durumda öncelikle icra müdürlüğüne başvurarak aracın bağlanmasına ilişkin dosyanın tüm detaylarını öğrenmeniz, borcun kesinleşme ve faiz hesaplamasını kontrol ettirmeniz gerekir; çünkü 85.000 TL’lik borcun 142.000 TL’ye çıkması, faiz–masraf–vekalet ücreti kalemleri yönünden fahişlik veya hesap hatası ihtimalini akla getirir. Eğer karşı taraf avukatı yapılandırmaya yanaşmıyorsa, İİK m. 111 çerçevesinde icra müdürlüğüne “resmî taksitlendirme” talebi yapabilir, borcun dörtte biri peşin olmak üzere makul taksit planının icra müdürü tarafından belirlenmesini isteyebilirsiniz. Araç sizin adınıza kayıtlı olsa da fiili mülkiyet ilişkisinin başka bir kişiye ait olduğunu belirtiyorsanız, elinizdeki delil durumuna göre üçüncü kişi istihkak iddiası da değerlendirilebilir; ancak öncelik, borcun yeniden yapılandırılması ve aracın yedieminden çıkarılmasıdır. İcra dosyasına haczin fekki için makul bir ödeme önerisi sunabilir, karşı tarafın kötü niyetli şekilde uzlaşmayı reddetmesi hâlinde de icra hukuk mahkemesine “icranın işlemesinin kötüye kullanıldığı” gerekçesiyle şikâyet yoluna gidebilirsiniz. Bu süreçte mutlaka bir avukatla birebir görüşerek dosyanın tüm kalemlerini inceletmeniz, hakkaniyete uygun bir ödeme planı için en güçlü adım olur