bir Nasreddin hoca fıkrası anlatayım (kopyala yapıştır...):


HOCA : Evladım, pazara gidip biraz alış veriş yapalım.
OĞLU : Olur baba.
HOCA : Hadi bin bakalım şu eşeğe, ben önden yürürüm.
OĞLU : Olur baba, hoop, işte bindim!
İHTİYAR : Yuh sana bacaksız! İhtiyar babanı yaya yürütmeye utanmıyor musun? Çabuk in aşağıya oradan. Baban binsin utanmaz hayırsız.
HOCA :Gel oğlum, in aşağıya.
OĞLU : Olur baba, hoop işte indim. Gel sen bin.
HOCA : Peki hoop! Tamam...
KÖSE : Kalıbından utan hoca. Sen koskoca adamsın, eşeğe kendin binip bacak kadar çocuğu yaya yürütüyorsun. İnsanlığa sığar mı bu? Utan, utan! Çocuğu da alsana yanına vicdansız.
HOCA : Gel oğlum, sen de bin arkama.
OĞLU : Olur baba, bindim bile!
KAMBUR : Şunlara bakın. Baba oğul binmişler hiç acımadan eşeğe. Zavallı hayvan, ayakta zor duruyor zaten. Hoca, hoca, eşeğe eziyet etmekten zevk mi alıyorsun?
HOCA :Gel oğlum, inelim bakalım eşekten. dersimiz.com
OĞLU : Olur baba, indik.
DELİ : Haah haah haa! Şu manzaraya bakın hele. Ne günlere kaldık Yarabbim. Eşekler insanlara hükmediyor artık. Ya da eşekleri o kadar değerli ki, binmeye kıyamıyorlar. Haah haah haa!
HOCA : Gel oğlum, el ağzına bakan hanımını tez boşar derler.

devamı da varmış ama alakasız geldi.