Zaman ne çabuk geçmiş be…
Daha dün gibi hatırlıyorum ilk geldiğim günü. Bavul elimde, içimde hem umut hem korku.
Yabancı sokaklar, bilmediğim dil, sessiz akşamlar…
İlk başta dayanırım dedim, sonra anladım gurbet dayanmak değil, alışmakmış.
Her gün biraz daha özlem, biraz daha yalnızlık, ama bir yandan da biraz daha güç…

İki doğum günü geçti burada.
Ne aile yanımda, ne eski dostlar.
Ama her geçen yıl bana bir şey öğretti:
İnsanın kendine dost olmayı öğrenmesi en büyük olgunlukmuş.

Artık mumları üflerken dilek dilemek bile başka.
Eskisi gibi mutluluk demiyorum sadece…
Şimdi diyorum ki: “Sabır, huzur ve sevdiklerime kavuşmak.

Gurbet zor be dostlar, ama büyütüyor insanı.
Ve ben büyüdüm… sessizce, uzakta, ama dimdik.