Öncelikle kimsenin vatan sevgisini sorgulamak bize düşmez. Atatürk’ün en temel miraslarından biri düşünce özgürlüğü ve eleştirel akıldır. “Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller yetiştirin derken tam da bunu kastetmiştir.

Bir insanın başka ülkelerdeki bazı sistemleri, eğitim modellerini veya yaşam tarzlarını beğenmesi, kendi ülkesinden nefret ettiği anlamına gelmez. Tam tersine, ülkesinin daha iyi olmasını isteyen biri o örnekleri inceleyip “Biz de neden daha iyisini yapmayalım?” diyebilir.

Atatürk’ün hedefi de zaten buydu: Batı’yı taklit etmek değil, medeniyet seviyesinin üzerine çıkmak. Bunun yolu da körü körüne “biz iyiyiz, onlar kötü” demekten değil, kıyas yaparak, öğrenerek, geliştirerek geçer.

Yani birinin İsveç’in sosyal politikalarını ya da eğitim sistemini beğenmesi, milli şuursuzluk değil; aksine ülkesinin ilerlemesini arzulayan bilinçli bir bakış açısı olabilir.
Sonuçta bu ülke bir demokrasi ülkesi, herkesin fikrini özgürce ifade etmesi en temel hakkı. Gerçek milliyetçilik, başkalarının görüşünü susturmak değil; saygı duyarak, tartışarak daha iyi bir ülke için fikir üretmektir.