Sevgili @Mertcanseyranx;

İlkokuldan beri birlikte olduğum bir kız arkadaşım vardı. İkimiz de Düzce’de yaşıyorduk. Üniversite zamanı geldiğinde ben Erzincan’a, o ise Karabük’e gitti. Başta her şey yolundaydı, sürekli konuşurduk, hiçbir problem yoktu. Ama zamanla bana karşı soğuduğunu hissetmeye başladım.
Tatil zamanı geldiğinde ikimiz de memlekete döndük. Tıpkı senin anlattığın gibi, bana yarım saat bile ayıramadı. Buluşmayı geçtim, telefonlarımı bile (ailem, akrabalarım, komşularım var evde diyerek) açmadı. Koskoca tatil boyunca konuşamadık. Tatil bitip herkes okuluna döndüğünde artık mesajlarıma bile zar zor dönüyordu.

Bir gün dayanamadım. Erzincan’ın ayazında, nefesimin buharı yüzüme vururken titreyerek otobüs bekledim. 1000 kilometrelik yolu sırf onu bir kez görebilmek için katettim. Elimde bir demet çiçek, içimde koca bir umutla kaldığı yurdun kapısına vardım.
WhatsApp’tan bir fotoğraf atıp “Buradayım” dedim. Sevinmek yerine kızdı.
Yine de binbir güçlükle aşağı indi. Safranbolu'da meşhur kahvecilere gidip son kez oturduk. Gözlerinin içine bakıp “Neden böyle olduk?” diye sordum.
Kısık bir sesle “Ayrılmak istiyorum” dedi… ve ağladı.
Ben de o an, bütün ağırlığıyla çöken bir sessizliğin içinde, 1000 kilometre yolu bir kez daha, bu kez kalbim çok daha ağır bir şekilde geri döndüm.
Bir daha hiç konuşmadık.

Bu olanlar 2022’deydi. Geçtiğimiz aylarda tesadüfen Instagram’da profiline denk geldim… evlenmiş, çocuğu bile olmuş.
Bugün geriye dönüp baktığımda tek pişmanlığım, değmeyecek birine bu kadar emek vermiş olmam.
O yüzden sana tavsiyem: Gitmek isteyeni durdurmaya çalışma. Giden zaten kalmak istemiyordur.