anne - babalarımızın kuşağı üniversite okuyarak, diplomasını eline alıp memur veya özel sektörde çalışarak bulundukları gelir grubundan bir üst lige geçiş yaptılar. okumazsan şöyle olursun böyle olursun, sürünürsün kapıcı olursun, kaldırım mühendisi olursun nasihatlerini, kendi yaşadıkları tecrübeye göre verdiler. y ve kısmen z kuşağı da bu nasihatlerle büyüdü. oğlum üniversite oku zengin olursun, kızım üniversite oku yoksa kocanın eline bakar muhtaç olursun vs.
bütün bu süreç boomer kuşağının hayat görüşü ve tecrübesine göre gelişti. mesela ben orta okul ve liseye giderken dersleri saçma bulurdum ki derslerim iyiydi. fakat güncel hayatla okulda anlatılan "derslerin" bağlantısı yoktu.
bugüne gelecek olursak alt ve orta gelir grubunda yer alan ailelerin çocukları bir üst gelir grubuna geçmenin yollarını arıyor. eski kuşaklar okuyarak iyi yerlere geldiler. ev, araba, yazlık sahibi oldular, yurt içi yurt dışı tatile çıktılar. Kendi anne ve babaları bunlara sahip olmamıştı.. Y ve Z kuşaklarına da "okumaları" nasihat edildi fakat üniversite okuyan gençler işsiz kaldı. yaşları ilerlerken oldukları yerde saydıklarını fark edince bir üst lige çıkmak adına alternatif yolları deniyorlar.
Sistem okumayı ve okuyan insanı değersiz hale getirdiği için bu yaşananları normal karşılamak lazım. 12+4 yıl okumuş bir insana açlık sınırının altında ücret vaad edilirse o da al atını git sen oku diyerek alternatifleri araştırır. insan ilişkilerinde de arz talep inanılmaz düzeyde bozuldu. kızlar zengin koca derdinde, erkeklerde kolay yoldan zenginleşmenin yollarını bulmaya çalışıyor. sosyal medya ve yapay zeka içimizden geçti ve geçmeye devam edecek.