kimenet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Zihnimizden geçen düşüncelerimizin bir kısmı maalesef ki "vesvese" .. Kendi düşüncelerimiz zannediyoruz ama anı geldiğinde devreye giriyor.. Ama bu vesveselerin yoğunluğunu azaltıp , artırma bizim elimizde..

İnsanı çanak anten gibi düşünelim.. Yönümüzü şeytana çevirdiğimizde "vesvese"lerin kapsamına giriyoruz.. Daha net görüntü alabiliyoruz.. Daha net zihnimizi kontrol edebiliyor.. Ama yönümüzü Allah'a çevirdiğimiz de şeytandan gelen sinyalleri zayıflatıyoruz.. Yine denemeler yapıyor ama cılız kalıyor.. Sesi net çıkmıyor.. Bizi kontrol etmesi zorlaşıyor..

Allah'ın dediklerini yaparsakta kontrolden (yaydığı sinyallerden) çıkmış oluyoruz.. Özgürleşiyoruz.. İbadetler bu yönden çok önemli.. Aldığım abdest, kıldığın namaz , okuduğun dualar seni korumuş oluyor olumsuz sinyallerden.. Yine vesvese yiyorsun ama sesi cılız çıkıyor hayır diyebiliyorsun.. Öbür türlü hayır demekte zorlaşıyor..

Tembellik , ***** , lgbt , bahis , içki vs. bunlardan kurtulmak isteyenler , zihinlerini temizlemek isteyenler yönlerini Allah'a çevirdiklerinde hayır demeleri kolaylaşacak..
Aynen katılıyorum hocam. Hatta müslüman kardeşler için ufak bir tüyo vereyim. Aklınıza gelen düşüncenin vesvese mi yoksa kendi düşünceniz mi oduğunu anlamanın bir yolu var. Eğer kendi düşüncenizse ve o düşünceyi reddederseniz rahatsızlık hissedersiniz. Reddettiğinizde rahatsızlık hissetmiyorsanız o düşünce vesvesedir. Bunu farkedemiyorsanız geçmiş olsun, çok fazla günaha batmışsınız demektir. Ayrıca Allah'ın emir ve yasakları bu konuda turnusol kağıdı gibidir. Hangi düşüncenin şeytandan hangisinin kendimizden geldiğini hızlıca anlamak için ayet ve hadislerle karşılaştırmak da başka bir yöntem.

Örneğin namaz kılayım dediğinizde "otur televizyon izle, instagrama bak, program yaz hatta çalış" falan filan şeklinde düşünceler beyninize hücum eder. Ama cafeye gidiyim derseniz hiç böyle düşünceler aklınıza gelmez. Allah defalarca düşünmemizi emretmiştir. Düşündüğümüz zaman şeytanın tuzaklarını farkederiz. Bu konulara hiç kafa yormayanlar ise şeytanın oyuncağı olur giderler. Herkes vakti geldiğinde ölecek. Ölmeden önce bu konulara kafa yormak lazım. Aksi halde geri dönülmez problemlerin içinde buluruz kendimizi.