Elinizdeki kanıtların hepsini toplayın. İlk olarak Noter'e gidin. Detaylı bir dilekçe ile banka genel müdürlüğüne resmi şikayet için ihtarname çekin ve 30 gün süre verin. 30 günlük süre sonunda, bankadan alacağınız uyuşmazlık mektubunu açacağınız davada kullanacaksınız. Bu işleme girmeden önce mutlaka delil toplamış olun.

Banka, uyuşmazlık mektubu olarak geçen, letter of deadlock dediğimiz belgeyi size, regülatörlere vermek için vermek zorundadır. Vermezlerse, bankanın kaybı daha büyük olur. 30 günlük süre dolduğunda, banka cevap verse de vermese de süreci başlatıyorsunuz. Bu nedenle mektup altında açık bir ifade ile bu sürecin net olduğunun belirtilmesi gerekiyor. İlaveten, hukuken hakkınızı aramya devam edeceğinizi belirten, "partially upholding" kavramı mektuba iliştirilmeli ki, banka ile olan uyuşmazlığın regülatörlerce devam ettiği süreçte, banka sizle anlaşma sağladığını beyan edemesin. Türkçesini çok bilmiyorum. Buradaki "partially upholding" kavramı daha çok "siz bir sonuca varacaksınız ve ben haklarımı regülatörlerce ve hukuken savunma hakkımı elime tutuyorum" gibi bir ifadeye çıkması gerekiyor.

Çok şey yazılabilir. Ama profesyonel destek alacağınız kişinin zaten bunları bilmesi gerekiyor. Çok temel şeyler.

Türkiye'de bankalar çok böyle "son karar bizde" gibi dururlar. Ancak, odaya giren ve herkesi ürküten Aslan, regülatörlerdir. Çünkü bankanın gözünün yaşına bakmaz.

Aynı uyuşmazlık belgesi yalnızca BDDK ya da TCMB değil, aynı zamanda gerekli kurullar ya da hakem heyetleri varsa bunlara da iletilmeli ki, herkes pastadan payını alsın. KVKK boyutu da bir diğer konu zaten. Çoğu kişi değinmiş. Ama buradaki KVKK seviyesi, öyle böyle bir seviye değil. Bağımsız denetlenen, regüle edilen bir sektörün bilinen bir kuruluşunun bu seviye KVKK ihlali, doğru şikayet edildiğinde, ağır patlar.

Sizin konunun çözüm yeri hiçbir şube ya da çağrı merkezi değil. Genel Müdürlükte çok spesifik bir departman. Bunlara ihtarname ile ulaşıyorsunuz. Gelen resmi şikayetleri işleme alıp, inceleme yapıyorlar. Takiben size final mektubu veriyorlar. Bu da bankaya şunu sağlıyor: "30 gün inceleme yaptım, gerçekten biz ağır çuvallamışız, gelin size şu bedeli ödeyelim ve bunu tatlıya bağlayalım, partially upholding inizi de anlayışla karşılıyoruz". Yani, şikayet etme diyemez, ama tazminat teklif edebilir. Türkiye'de bankalar kendilerini ağırdan sattığı için, tazminatları genelde önermezler. Üst kurumlar buna hükmeder.

Forumda Türkiye'de lisanslı avukat vardır diye düşünüyorum. Benim bölgem dışında ama bunlar çok global kanunlar. Türkiye'de de geçiyor.