Selamlar R10 ailesi,
Ağırlıklı olarak back-end tarafında çalışan bir yazılım geliştiricisiyim.
Bugün size nasıl sıfırdan bir PMS (Property Management System) yazmaya kalkıştığımı —
ve nasıl duvara toslayıp her şeyi baştan yazmak zorunda kaldığımı anlatmak istiyorum.


Her şey bir müşteriyle başladı


Bir müşterimiz bungalov tarzında yatay bir otel inşa etmeye başladığından bahsetti.
Benden, bu tesisin tüm operasyonlarını online olarak takip edebileceği bir sistem hazırlamamı istedi.
Ben de klasik şekilde düşündüm:
“Tamam, web sitesi + online rezervasyon + biraz raporlama yeter.”
Sistemi yazdım, rezervasyon akıyordu, arayüz temizdi, API’ler sağlamdı.
Kendi kendime dedim ki: “Tamam ya, bu iş oldu.”

Gerçek dünyayla ilk çarpışma


Sistemi otel müdürüne gösterdim. Adam inceledi, sessizce kafasını salladı.
Sonra bana döndü ve dedi ki:
“Turizm sektörü böyle çalışmaz. Kafanıza göre yazılım yapamazsınız.
Bunun içinde folyo yönetimi, rate code, raporlar olmalı.”
O an yıkıldım.
Yazdığım yazılım, teknik olarak sağlamdı ama hiçbir işe yaramıyordu.
Gerçek operasyonu karşılamıyordu.
Yani ben kod yazmıştım ama ürün geliştirmemiştim.


Folyo yönetimi ile tanışma


Folyo yönetimi dedikleri şeyin detayına girince işin rengi tamamen değişti.
Her konaklamanın içinde onlarca işlem vardı:
  • Posting (işlem ekleme)
  • Payment (ödeme)
  • Rebate (düzeltme)
  • Refund (iade)
  • Discount (indirim)
Bunların hepsi gün dönme (night close) sırasında kapanıyor ve sistemin finansal dengesi bu şekilde korunuyordu.
Yani PMS yazmak, sadece rezervasyon ekranı yapmak değilmiş.
Bir otelin muhasebesini, operasyonunu, kasa akışını birleştirmekmiş.



Her şeyi çöpe attım, yeniden başladım


O gün eve gittim, kodlara baktım ve dedim ki:
“Bu yazılımı çöpe atıyorum. Baştan yazacağım.”
Bu sefer otel operasyonunu anlamadan tek satır bile yazmadım.
Personel ne yapıyor, kasa nasıl kapanıyor, misafir hesabı nasıl tutuluyor — hepsini tek tek öğrendim.
Yeni versiyonda kodu değil, işi tasarlamaya başladım.




Bugün geldiğim noktada sistem gerçekten çalışıyor.
Rezervasyon, folyo yönetimi, rate code, night close, raporlama — hepsi birbirine bağlı.
Artık sadece bir yazılım değil, otel mantığıyla düşünen bir sistem.
Bu süreç bana şunu öğretti:
“Kod yazmak kolay. Ama sektörü anlamadan yazılım geliştirmek imkânsız.”