Bankaların bir müşteriyi Takipteki Kredi kategorisine alması için, yasal takip sürecinin başlamasını gerektiren, ödenmemiş ve gecikmiş bir borcun olması gerekir. Anlattığınız durumda, hiç borcunuz olmamasına rağmen bu şekilde sınıflandırılmanız, bankanın kendi iç sistemlerindeki bir hatadan veya yanlış bir veri girişinden kaynaklanıyor olabilir. Bu durum, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlar uyarınca bankanın "basiretli bir tacir gibi davranma" ve "müşteri bilgilerinin doğruluğunu sağlama" yükümlülüklerine aykırılık teşkil eder. Kredi Kayıt Bürosu (KKB) nezdindeki Findeks notunuzun yüksek olması, bu hatayı daha da belirgin kılar. Çünkü bu gibi bir durumda kredi notunuz sıfırlanır.
Ne yapmalısınız? Aşama 1: İhtarname çekmek
Yapı Kredi Bankası Genel Müdürlüğüne hitaben dilekçe yazacaksınız ve bu dilekçeyi Noter kanalıyla ihtarname olarak göndereceksiniz.
TC kimlik, iletişim, ad-soyad, adres bilgileriniz gibi şeylerin yer alması gerekir.
Hesap açtığınız tarihten itibaren sorunları hukuki bir dil ile dile getireceksiniz ve mümkün olduğunca özet ve kronolojik olarak belirteceksiniz.
Takiben, taleplerinizi ekleyeceksiniz. Yine hukuki bir dil ile yazılmasını öneririm.
Tarafınıza yazılı olarak bilgi verilmesi gerektiğini belirteceksiniz.
En alta da şunu ekleyin:
"İşbu başvuruma bankacılık mevzuatı uyarınca yasal süresi içinde yazılı olarak cevap verilmemesi veya taleplerimin karşılanmaması halinde, Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyeti'ne ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (BDDK) başvurma ve maddi/manevi tazminat dahil olmak üzere her türlü yasal yola başvurma hakkımı saklı tuttuğumu bildiririm. "
Bu şu demek: Her ülkede olan regülatörlerin, belli bir uyuşmazlık yazısı (letter of deadlock, final letter olarak bilinir) çözüm süreci var. Genelde 15 takvim ya da iş günüdür. Türkiye'de bu kredi kartları için 20, diğer hizmetler için 30 gün olması gerekir. Bu süre dolduğunda, bankadan gelecek cevabın hiçbir anlamı yok. Regülatörlere bankanın belirtilen süre içerisinde cevap vermediği bilgisi ile başvuracaksınız. Bu da sizin almanız gereken bir tazminat var ise, bu tazminatın bedelini, regülatörlerce saptanan süre içerisinde çözüm sağlanmadığı için, arttıracaktır.
Aşama 2: Resmi Şikayet
Banka size tazminat ödese de, resmi olarak tüm ihtiyaçlarınızı karşılasa da, ödeyeceği tazminat bedeli, ödemesi gereken bedelin çok altında olacak. Konuyu sürdüreceksiniz. Şikayetlerinizi alt metinde geçen her iki yere de yapıp, konuyu sürdürmeniz, bankanın bu gibi detayları daha dikkatli değerlendirmesini sağlar, aynı zamanda size verilecek bedeli arttırır. Örneğin TBB: 5000-15000 TL ödeyebilir, Tüketici ve Ticaret Mahkemesi ise 10.000 TL ile 50.000 TL ödeyebilir. Bankanın kendisi muhtemelen ödemeden çözüm sunmaya çalışır. Bu yabancı bir banka olsaydı ve Türkiye'de yaşanmamış olsaydı, doğrudan bankadan her türlü ödeme alırdınız.
Resmi şikayet, belge alındıktan, ya da alınamadıktan sonra 60 gün içerisinde yapılmalıdır. Yurt dışında bu süre 180 günü bulabilir.
Bol bol kanıt toplamanız ve tüm kanıtları sunmanız gerekir. Bankayı, banka üstü bir kuruma şikayet ederken, ağzınızdan çıkan her şeyin kanıtı olması önem teşkil eder.
Size bu yazıyı; Wise, Revolut, Monzo, N26, Payooner, HSBC, Lloyds, Garanti Bankası gibi sayısız yerden tazminat ödemesi almış biri olarak yazdım. Mesela bir uyuşmazlık belgesinin, sonuç kısmı şu şekilde olur, genelde birkaç sayfadır:
Ben bu gibi şikayetleri, aldığım ücretle sınırlı tutmam, daima regülatörlere iletirim. Çünkü ben iletmezsem, kimse bankayı düzeltmez. Banka ödediği azıcık bir şeyle, aynı usülsüzlüğü yapmaya devam eder.
Dipnot olarak:
İhtarname ile resmi şikayet başvurusu oluşturmadan, isterseniz şube müdürünü kafalayın, isterseniz genel müdürlüğe şikayet açın. Resmi başvurunun yerini asla tutmaz. Çünkü resmi başvuru şu demek: "Ben haklarımı biliyorum ve seni tam denetime sokacağım. Hadi şimdi beni oyala/reddet".
Umarım işinize yarar