Herkes Kumru hakkında görüşlerini paylaşıyor, ben de birkaç noktaya değinmek istiyorum.

“Türkçe LLM” Pazarlaması Hakkında
İlk olarak, bu lansmanın bir PR girişimi olduğunu düşünüyorum. Nitelikli bir yazılım şirketi, yeterlilik testlerinden tatmin edici sonuçlar alamadığı bir ürünü geliştirmeye devam eder - “elimizden gelen bu, hadi piyasaya sürelim” demez. Bu yaklaşım, yazılım mühendisliği ve etik derslerinde bize üstüne basa basa öğretilen temel prensiplerden biridir.
Site yayımlandıktan sonra “ChatGPT ile kıyaslamayın” ve “v0.2 sürümü” gibi açıklamalar yapıldı. Ancak bir ürünü “Türkçe LLM” olarak tanıttığınızda, kullanıcılar bunu tam teşekküllü bir ürün olarak algılıyor. Eğer amaç veri toplama ve model eğitimi idiyse, şeffaf olunup “Yardımınıza ihtiyacımız var, botu eğitiyoruz” demek daha doğru bir yaklaşım olurdu.


Vaat Edilen Özellikler vs. Gerçek Performans
RAG sistemleri için kullanılacağı tanıtılan bir üründen bahsediyoruz. Test ettiğimde, chatbot’a bir metin verip üzerine sorular sorduğumda, bu temel görevi bile düzgün bir şekilde yerine getiremedi. Tanıtımda belirtilen hiçbir işlevi şu anda düzgün gerçekleştiremeyen bir ürünün piyasaya sürülmesi, kullanıcı güvenini zedeleyen bir durum.
Ben bile şu anda bir RAG ürünü geliştiriyorum ve istediğim/beklediğim testleri geçmediği için yayınlamadım. Ürün hazır olduğunda piyasaya sürmek, hem kullanıcıya hem de sektöre karşı sorumluluğumuz. Ek olarak RAG sistemlerinde kullanılabilir bir api bulamadım. Kendilerine mesaj attım apiniz var mı kullanmak istiyorum LLM’inizi diye, pek de cevap dönmediler.


Teknolojik Güncellik Sorunu
2023 yılından kalma bir mimari (Mistral) üzerine kurulu olması da dikkat çekici. Yapay zeka sektörünün ne kadar hızlı değiştiğini hepimiz biliyoruz. Güncel kalmadan sistem geliştirmenin sonuçlarını böylece gördük. Bir diğer nokta da GPT-3.5 ile yapılan karşılaştırmalar. GPT-3.5’in çıktığı dönemdeki teknikler, çözümler ve teknolojik imkanlar bugünküyle kıyaslanamaz. Ekim 2025’te tamamen farklı standartlarla çalışıyoruz.

Sonuç
Elbette milli ürünlerimize destek olmamız gerekiyor, ancak bu destek hak eden ürünlere yönelik olmalı. Yaklaşık 8 yıl önce çıkan “Erzurum” oyununu hatırlayan var mıdır bilmem - “yerli ve milli” diyerek PR’ı yapıldı ama oyuna sadece 1 ezan, 1 cami, 1 Türk bayrağı koymuşlardı. Aynı mantık burada da geçerli. Gerçek değer, yüzeysel unsurlarla değil, özde kalite ve performansla yaratılır.