serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Selam olsun,

+45 yaşında biri olarak ne kimseye bir düşmanlığım ve antipatim var. Böyle konular açınca amacım konusunda bazı arkadaşların kafası karışabiliyor.
Biliyorum elbette para mutluluğu getirir ya da mutluluğu şu getirir diye inanan insanlara bunu ne kadar yazarsam yazayım anlatamayacağımı.

Mutluluğu getiren tek şey insanın kendisidir.
En büyük hata mutluluğu şartlara, kişilere, durumlara ya da bir nedene bağlamaktır zira mutluluk bir haldir ve hal dediğimiz şey bunlardan bağımsızdır.
Elbette kira günü geliyor, iş yok, kart patladı vb. sorunları var çoğu insanın haliyle nasıl mutlu olacağım? diye düşünebilir.
Bunlar aşılması gereken ya da göğüslenmesi gereken sorunlardır aslında.
Sizi mutlu edecek ya da mutsuz edecek şeyler olmaması lazım.
Sorunlar yaşarız, çözmeye çalışırız...
Bazen çözeriz bazen çözemeyiz ve dertlenebiliriz ama hem dertli hem mutlu da olabiliriz yani.

Şunun altını kalın bir çizgiyle çizeyim "gerçek manada mutluluktan bahsediyorum."
İphone alınca aldığınız zevk ve keyiften bahsetmiyorum.
Şimdi diyeceksiniz ki ondan bahsetmiyorsun, bundan bahsetmiyorsun o halde mutluluk nedir?
Umarım demişsinizdir zira ben öyle hayal etmek istedim yani bunu dert etmiş olmanızı istedim.

Gerçek manada mutluluk insanın kendisiyle barışık olması olarak izah edilebilir.
Kendi olduğu kişiyi gizlemeden, saklamadan ve genel kabullere teslim etmeden yaşayan insanlar borçlu olsa bile mutludur.
Etrafınızda görüyorsunuzdur ekonomik sorunları olan ama mutlu olan en az bir insan.
Gamsız diyorsunuzdur, gevşek diyorsunuzdur, umursamaz diyorsunuzdur vs. vs. Bir tek kendiyle barışık mutlu demiyorsunuz.

Alım yaptıkça yani tükettikçe mutlu olacağımızı işlediler ama alıyoruz yine mutlu değiliz.
İyi bir aramamız olunca mutlu olacağımızı işlediler ama gece olunca kendimizle kalınca yaşadığımız hayattan mutlu değiliz.
Bunu bu konu dahil kendimize bile samimi şekilde yazmayız, söylemeyiz ama dışarı çıkıp etrafımızdaki insanlara baktığımızda mutsuz insanlardan başka bir şey görmüyoruz.
Kimi zengin, kimi fakir ama mutsuz.
Zenginler daha konforlu, lükse sahip mutsuzlar, fakirler ekonomik olarak darboğazda mutsuzlar.
Mutsuzluklarının nedenini kendilerinde aramadıklarından dikkat ederseniz hatta kendinize bile sorsanız mutsuz olmanızın nedenini bir soruna bağladığınızı görebilirsiniz.
Paranız yoksa mutsuzluk kaynağınız ekonomiktir, Paranız varsa samimiyetsizlik ya da başka nedenlerdir ama asla kendiniz değilsinizdir.

Mutlu olmak için önce insanın kendiyle barışık olması lazım.
Başarılı olmam gerekmiyor, kazanmam gerekmiyor, kimsenin önüne geçmem gerekmiyor ya da tüketmem gerekmiyor.
Para ile alınabilen ya da satılabilen bir şeyin insan olarak beni mutlu/mutsuz etmesine izin vermemem gerekiyor diyebilmek lazım.

Konfor, Lüks, Ekonomik rahatlık elbette güzel şeylerdir ama mutsuzluğa bahane olan şeyler değildir.
Bunlar olsa olsa sorundur ve biliyor musunuz her insanın çeşitli sorunları vardır, ömrünün sonuna kadarda olacaktır.
Bu bahanelerden kurtulup gerçek manada mutlu olmayı yani kendinizle barışık olmayı bir miktar düşünebilirsiniz.
Elbette herkes kendisiyle barışıktır ve ben boş yazıyorumdur. Bunun farkındayım, Hoşgörü gösteriniz.
Alıntı
Mutlu olmak için önce insanın kendiyle barışık olması lazım.
Başarılı olmam gerekmiyor, kazanmam gerekmiyor, kimsenin önüne geçmem gerekmiyor ya da tüketmem gerekmiyor.
Para ile alınabilen ya da satılabilen bir şeyin insan olarak beni mutlu/mutsuz etmesine izin vermemem gerekiyor diyebilmek lazım.
Maneviyat.
Bu cümlelerde tam da açıklamışsınız.
Teşekkür ederim.

Saygılar