Yazdıklarını okurken birçok noktada kendimi buldum.
Gerçekten de çoğu insanın hayatı otomatikleşmiş durumda.
Sabah kalkıyor, işe gidiyor, geliyor, ertesi gün aynı döngü
Bir şeyleri neden yaptığını sorgulayan çok az insan kaldı.
Zorunlulukla yaşayan bir düzen var ve çoğu kişi bu düzeni yaşam sanıyor.
Ama dediğin gibi, bu aslında kötü de değil.
Bir bakıma güvenli. Ne yapacağını biliyorsun, belirsizlik yok.
Yine de uzun vadede içini boşaltıyor insanın.
Çünkü yönü sen belirlemiyorsun, sistem senin adına karar veriyor.
Bir süre sonra farkında olmadan yaşayan bir makineye dönüyorsun.
Bence fark, sabah kalktığında neden kalktığını bilmekte başlıyor.
Zorunluluktan değil, kendi isteğinle bir şey yapmak
Bazen büyük hedefler değil, sadece bir fikri geliştirmek,
bir şeyi daha iyi hale getirmek bile insana anlam katıyor.
Yani motivasyonun kaynağı dışarıda değil, içeride.
Bir şeyi gerçekten senin seçmiş olman bile yeterli oluyor.
Benim için mesela motivasyon, kurduğum sistemlerin geliştiğini görmek.
Bir hatayı çözmek, bir şeyleri daha verimli hale getirmek
Bu küçük şeyler sabah kalkmayı mantıklı kılıyor.
Otomatik yaşamak değil mesele, bilinçli yaşamak.
Döngünün içindeyken bile kendi iradeni koruyabiliyorsan,
bence o zaman gerçekten yaşıyorsun.