Merhaba hocalarım.
Geçen ay, 5 Ağustos'ta 3 yıllık sevgilim benden ayrılmak istedi. Bazı sorunlarımız vardı ikimizde biliyorduk. Ayrılmadan 1 ay önce ilişkimizi düzeltelim demiş ve çabalamaya çalışmıştım ama bu çaba tek taraflı benim tarafımdan yapılan bir çaba idi. İlk başta ne diyeceğimi bilmediğim ve affaladığım için ayrıldık. Ama ben kabullenemedim ve ertesi gün yalvar yakar konuşmaya çalıştım bir şeyler düzelir belki diye. Bana "İlişkiyi devam ettirmeye yüzüm yok dedi" anlamışsınızdır zaten az buçuk. Ben ilişkimizde ne kadar sorunlar yaşasamda hiç bir zaman başka bir kızı bile düşünmedim, hatta o benden ayrılmadan sadece 2 hafta önce bir iş arkadaşım sürekli karı kız muhabbeti yapıyordu "gel şuraya gidelim akarız yanımıza da 2 manita çekeriz" vs tarzında bir süre sonra kendisine "Kankam benim sevdiğim birisi var sen böyle diyince ben rahatsız oluyorum lütfen yapma" demiştim.
3 yıllık ilişkim boyunca hep geleceğimiz, ilerideki çocuklarımız ve evimiz için çabalamıştım. Karşımdaki kişi güzel, diş doktorluğu okuyan ve ailesinin parası olan biriydi.
Ben ise ne yakışıklı biriydim, ne de ailemin parası vardı. Eve para getirirken anneme "anne ben okuyacağım" diyebilecek bir lüksüm yoktu. Lise zamanlarımda bile işten çıkıp işe gidiyordum çocukluğum tamamen çalışmak ile geçti. En çok koyan ise hep arkadaşlarım gezerken benim çalışmaya gitmem olmuştu.
Ayrıldıktan sonra bir süre denemeye çalıştık ama olmadı ve 12 ağustosta tam ilişkimizin 3. yılında ayrıldık. ilk 2 hafta falan ölü gibiydim resmen ayakta çürüyordum. Yemek bile yiyemiyordum 2 hafta ağzımdan bir kaç lokma dışında herhangi bir yemek geçmedi. bu süreçte 7-8 kilo verdim. İşte kaç kere bayılacak gibi olduğumu hatırlamıyorum.
Ancak çevremdeki insanlarla dertleşirkene ve ilişkimde yaşadığım şeyleri insanlara anlatırken, ilişkimde kendime yapılan HAKSIZLIKLARI, kendi ağzımdan duymaya başladım ve bazı şeyler denk etmeye başladı. Gerçekleri görmeye ve dolaylı yoldan aldatıldığımı ve terk edildiğimi kabullendim.
O saatten sonra ise kendime tek dediğim şey "Ben bir şey kaybetmedim, beni kaybeden kaybetti" olmuştu. 19 yaşındayım, 16 yaşında tanışmıştık ve ilk ilişkimdi. Aşkın getirdiği şeyler dolayısıyla karşımdaki insanı kafamda idealleştirmiş, büyütmüştüm. Dile kolay 3 sene ama benim gibi daha "ergen bir çocuk" için çok zordu bu süreç ve hızlı bir şekilde atlattığımı düşünüyorum.
Kendime değer vermeye başladım ve en önemli şey buydu sanırım.
Çalıştığım işte mağaza müdürlüğü konumuna geldim.
Kendime bugüne kadar hiç almadığım kıyafetler aldım, ayakkabılar aldım. Saçlarımı kestirdim (uzundu) yeni bir stile geçtim. Hep siyah giyinen bir insandım, artık dolabımda bir tane siyah kıyafet yok sanırım.
Telefon aldım, akıllı saat ve kulaklık aldım.
Spora başladım, eve dambıl ve bir kaç alet aldım. İşten geldikten sonra elimden geldiğinde ağırlık ve kardiyo çalışıyorum. 50dk kadar ağırlık 30 dakika dışarıda hızlı tempoda yürüyüş yapıyorum. 2 Haftada hayat kalitem o kadar arttı ki, ilk başladığımda zar zor kaldırdığım ağırlığı şuan çok rahatlıkla kaldırıyorum, 3 tane zar zor yaptığım şınavı 3 set 15 adet yapabiliyorum. Fiziksel olarak değişimimi gözlerim ile görmek bana çok fazla motivasyon veriyor.
Diyete ve sağlıklı beslenmeye başladım. Spora başladıktan sonra ve düzenli beslenmeye başladım.
Yeni hobiye başladım, ahşap ve ahşap yontma aletleri aldım. Boş zamanlarımda minik biblolar ve kaşık yapmayı öğreniyorum.
Sigarayı bıraktım, belkide bana en çok zarar veren şey idi çok mutluyum. Şuan bile nefes alırken o kadar rahat hissediyorum ki resmen kendime eziyet çektiriyormuşum hem maddi konuda hem manevi konuda. Ağzım kokuyordu, dişlerim sararıyordu, 5 kat merdiven çıkınca köpek yavrusu gibi kalıyordum.
Film izlemeye başladım, 3 yıldır toplasan 3-4 film izlemişimdir son 1.5 haftada 6 film izledim.
Yatmadan önce telefona bakmayı bıraktım yerine kitap okuyorum, 2 haftada 4. kitabımı bitirdim.
1 yıl içinde tatile gidebilmek için ekstra para biriktirmeye başladım. Önümüzdeki aylarda göz çizdirme ameliyatına gireceğim, dişlerimi yaptıracağım. Şuan bunlara odaklandım.
Kısacası kendime değer vermeyi, bana değer vermeyen insanlara takılmayı bıraktım. Kendimi geliştiriyorum. Her şeyin para olmadığını ve kendime değerli anılar bırakmanın daha önemli olduğunu öğrendim. Paramı daha iyi kontrol edebilmeye başladı, 3 5 yatırım yapmaya başladım. Kısacası yaşlılığımda "çok kötü bir ömür yaşamışım" demek istemiyorum. Anın tadını çıkartıyorum.