Selam olsun,

Haydi...
Anarşik bir konu daha doğdu yazacak.
Bu nasıl bir gebelik ki böyle konular doğuruyor diye düşünmeyin zira sancılı süreçler hiç tavsiye etmem.

Şimdi konuyu Age Of Empires modunda "oduncu" ses efektiyle baltalamayın elbette temel insani değerlerden söz etmiyorum.
İnsanlara eşit davranmanın aslında adilane olmadığını konu edeceğim.
İnsanlara faydası olan ve birçok insanın hayatına dokunan biriyle her insana kötülük yapan ve hayatlarını karartan bir insanın herhangi bir konuda eşit olarak eleştirilmesi, yargılanması, değer ya da değersizlik görmesi bana hiç adilane gelmiyor.

Eşitlik tamamen kötü olana, negatif olana yani niteliksiz olana fayda sağlar.
Yapılan iyilikler, güzellikler ve nitelik her hangi bir konuda karşıtı olan negatif ve değersiz davranışlarla eşitlenmiş olur.
Bu beni hep incitmiştir.

Mesela 100 doğru şey yapan ve insanlara fayda sağlayan biri ile 100 yanlış yapan ve insanlara kötülük salan birinin eşit olmaması gerçek adalettir.
Adalet dediğimiz şey şartlara, olaylara, kişilere ve nedenlere göre şekillendiğinde anlamlı oluyor.

Bir insan düşünün hırsızlık yapmış ve geçmişinde kimseye bir faydası dokunmamış.
Bir başka insan düşünün hırsızlık yapmış ama geçmişinde onlarca insanın hayatına dokunmuş onlara güzel erdemli bir hayatı öğretmiş.
Bir hata ya da boşluk sonucu bir hata yapmış.
Bu iki insanı eşit görüp, değerlendirmek yani eş görmek bana adil gelmiyor.

Adalet, eşitlikten büyüktür ve daha erdemlidir.
Hatta bazen eşit davranmamak adaletin ta kendisidir.
Bunu yargısal bağlamda düşünmeyin genel olarak yaşantımızda düşünebilirsiniz.
Herkese eşit davranmak aslında artı değeri olanı, değersiz olana eşitlemek değil midir?

Eşitlikten nitelik değil nicelik faydalanır ve yalancı bir adalet söylemi dile gelir.
Adalet, eşitlik değildir.
Eşitlik ise en büyük adaletsizliktir.

Farklı bir bakış açısı olsun diye yazmak istedim.
Alacağınız varsa alabilirsiniz, bırakacağınız varsa tezgaha geri koyabilirsiniz.
Ben yaşadıkça bu tezgah kapanmaz. Her daim iade alırım.