Education adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhaba,
İnsanın doğası gerek zaman zaman boşluğa düşebilir. gelecek kaygısı, iş kaygısı, maddi, manevi kaydılardan ötürü bu sürecin yaşanması hayatın akışında olan duygular. Kafanızı dağıtacak işler ile uğraşın, kitap okuyun vs. Allah bir şekilde yardımcı oluyor.
Parasite adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bir değer üretmeye odaklan, çalışmak hem zinde tutar hem de depresif düşünceleri bertaraf eder.
serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Selam olsun,

Var ama uyar mısınız bu tavsiyeye bilmiyorum.
Yazın.

Tüm bu sorunlarınızı, düşüncelerinizi, sıkıntılarınızı yazın.
Forumda konu açın şuan yaptığınız gibi paylaşın, fikir alın.
Hepimiz birçok sıkıntı, sorun yaşıyoruz ama hiç birimiz yazmıyoruz. biriktir, biriktir dolup taşıyor.
Yok ben herkes okusun istemiyorum diyorsanız PM den yazın bana istediğiniz kadar.

Blog açın eğer yazacağım diyorsanız ben size bir tane açayım sürekli yazın, anlatın sonra kendi yazdıklarınızı oturup okuyun.
Kendinizle sohbet edin, değer verdiğiniz birkaç kişi olsun onlarla yazın çizin konuşun.

Siz kendinizle ilgili bu tespiti yaptıktan sonra zaten çözümü bulursunuz o konuda endişeniz olmasın zira çözüm, tespitten sonra gelmeye başlayan bir süreçtir.
Tavsiyeleriniz için teşekkür ederim. Mezun bir YKS öğrencisi olduğum için mecburen derslerle meşgulüm; bir yandan da bu yaşta babama yük olmamak için yazılımla uğraşıyorum. Kafamı dağıtıyorum. Her şeyi düzene koyduğumu sanıyorum: ders programıma uyuyorum, yazılımdan sigara paramı çıkarıyorum, “bu sene gideceğim” diyorum. Ama bir şey patlıyor ve her şey yine eski hâline dönüyor; odaklandığım şeylere bile odaklanamıyorum.


Bugüne kadar her şeyi içimde yaşayan biriydim. Dün ise durumu öyle bir noktaya getirdim ki, artık çevirmedeki polislerle oturup dertleşecek, sizlere açılacak hâle geldim


Sizlere göre muhtemelen genç bir kardeşinizimdir. Ben annemi küçük yaşta kaybettim; o günden beri babamla sorunlarımız oldu. Allah razı olsun, hâlâ başımızda duruyor; ama hiçbir zaman gerçekten bir anne ya da baba sıcaklığını hissetmedim, her zaman yalnızdım. Bu yaşa kadar ona yük olmamak için gündüzleri okula gittim, geceleri çalıştım; yaptıklarımı kimse bilmedi. Buna rağmen hep hayırsız evlat olmuşumdur gözünde.


Askerliği kazandım: “Asker olacağım, babam gurur duyacak, emekli olduğunda artık yük olmayacağım” diyordum. Ne var ki doğuştan gelen, haberim bile olmayan kalbimde ki sorun sebebiyle asker olamadım. Gözünde tamamen işe yaramaz bir konuma düşüyorum.
Bunlar yıllardır içimde tuttuğum en başlıca şeyler. Artık başka konulara değinmiyorum bile. Burada patlayacak konuma kadar geldim