Hayatta kötü giden her şeyin bir gün düzeleceğine kendimi kandırırım. Yeni hedefler koyar, “hayatımı düzene soktum” derim; ama her seferinde her şey bir öncekinden daha kötü hale gelir. Bir noktadan sonra iyileşmek yerine derin bir boşluğa düşersin.

Kafanda bir manzara vardır: bir tepe, bir balkon, bir göl kıyısı ya da dört duvarla çevrili bir oda. Gece olur, ay ışığına dalarsın; bitmek üzere olan sig*ranla yeni sig*ranı yakarsın. Arkada şarkı olmasına gerek yoktur; çünkü kendi iç seslerinin dışında hiçbir şeyi duymazsın.

Ailene anlatmak istersin ama onlardan beklediğin sevgi ve şefkati hiç bir zaman vermedikleri için susarsın.
Kız arkadaşına anlatmak istersin ama o çoktan seni yarı yolda bırakmıştır, susarsın.
Dostlarına anlatmak istersin ama ellerine koz vereceğini düşündüğün için susarsın.

bu düşüncelerden kurtulmak için bir tavsiyeniz var mı?