Ben bir Müslüman olarak cevap vermek istiyorum. Amacım kimseyi küçümsemek değil, ama soruda geçen ifadeler haliyle beni de düşündürüyor.
Şunu açıkça söyleyeyim: Bugün birçok Müslüman ülkenin geri kalmasının sebebi İslamın kendisi değil, İslamın yanlış anlaşılması ve yanlış uygulanmasıdır. Kuranın en temel mesajı adalet, dürüstlük, çalışmak ve ilim öğrenmektir. İlk dönemlerde Müslümanlar buna uydu, dünyanın en ileri toplumlarından biri oldu. Ama zamanla bu anlayış kayboldu.
Matbaanın geç gelmesi, bilginin yayılmaması, halkın kulaktan dolma dini bilgilerle yetinmesi bizi geri bıraktı. Avrupa sorgularken biz sorgulamayı bıraktık. Avrupa çalışırken biz çalışmayı bıraktık. Bunun sonucunda bilim ve üretim kültürü kayboldu.
Ama sadece bunlar değil. Bir Müslüman olarak özeleştiri yapmam gerekirse; bizim coğrafyamızda bazı kesimler dini kendi çıkarı için kullanmayı seçti. Halkın bilinçlenmesini, sorgulamasını istemediler. Çünkü sorgulayan bir halk yönetilmez, kandırılamaz. Bunun yerine dini kendi işlerine gelen şekilde yorumlayıp, halkı geri plana ittiler. İnsanların din üzerinden korkutulması, sindirilmesi, bilgisiz bırakılması tam da bu yüzden oldu. Yani dini özünden koparıp, kendi iktidarlarını korumanın bir aracı haline getirdiler.
Sonuçta sahtekârlık, kurnazlık, ahlaksızlık, cahillik arttıysa bu İslamdan değil, İslamın özünden uzaklaşan bizden kaynaklı. Çünkü Kuranda defalarca düşünmez misiniz?, akletmez misiniz? diye soruluyor. Ama biz düşünmeyi bıraktık, sadece şekle bakar olduk.
Avrupa ve Amerika iyi yaşıyor çünkü bilime, adalete ve eğitime yatırım yaptılar. Biz ise kendi içimizde dini siyasete alet edip, halkı geri plana atarak kendi elimizle kendimizi geriye çektik.
Sonuç olarak Müslüman coğrafyaların toparlanması için önce özeleştiri yapmamız lazım. İslamı gerçekten yaşamak, yani dürüst olmak, çalışmak, adil olmak, üretmek, bilime önem vermek. Eğer biz bunları yaparsak, Müslüman toplumların geri kalması için hiçbir sebep yok. Ama bunu yapmadığımız sürece pislik içinde yüzüyor görüntüsü değişmeyecek.