Priv8 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam hepsi atamız sayılıyor. Abdulhamit de Fatih de Yavuz da. Sizde de sadece Atatürk var, kimse kalkıp "niye Fatih'i koymuyorsun" diyemez ki.
Sizdede sadece Atatürk var demek komiklik

Al bak Mithat Paşa kim

1876'da Abdülaziz'in tahttan indirilmesiyle sonuçlanan askeri darbenin liderlerinden biri olmuş, aynı yıl padişah V. Murat'ın tahttan indirilerek II. Abdülhamid'in tahta geçirilmesi olayında da belirleyici rol oynamıştır.

Eğer o Mithat Paşa olmasaydo Sen Padişahı 5. Murat olarak bilecektin

Gelelim
Abdulhamit kendi dedesinin fethini neden kutlamado


n Sultan 2. Abdülhamit’in Sürgün Günleri: Hususi Doktoru Âtıf Hüseyin Bey’in Hatıratı adlı kitap öne çıkıyor. Hem Murat Bardakçı hem de tarihçi Erhan Afyoncu, kaleme aldıkları köşe yazılarında, bu kitapta II. Abdülhamit’in fetih kutlamalarıyla ilgili şu ifadeyi kullandığını aktarıyor:“Biz, İstanbul’u Rumlar’dan zaptettik... Fetih günü onlar matem tutmak isterler... Biz tezahürde bulunursak (ortaya çıkarsak) onların hissiyatını rencide ederiz... Benim zamanımda bir kere İstanbul’un fethi günü merasim yapmak istediler... Ben bu hissiyat noktasını nazara alarak müsaade etmedim... Bunlar hikmet-i hükûmettir, çünki her hükûmet teb’asının hepsinin hissiyatını da rencide etmemeğe çalışmalıdır... Her nedense biz kendi kendimize mesele çıkarıyoruz...”.II. Abdülhamit’in saltanatı döneminde, İstanbul’un fethinin anılması yönünde bazı taleplerin dile getirildiği görülüyor. Örneğin 1900 yılında Ahmed Rasim Bey ve Nazif Sarurî Bey, kaleme aldıkları yazılarda padişahtan fetih kutlamalarının yapılmasını talep etmiş. Ancak bu dönemde, İstanbul’un fethinin kutlanmasına izin verilmemiş. Sonuç olarak, 1914’te İttihat ve Terakki yönetimi tarafından kitlesel biçimde düzenlenen ilk büyük fetih kutlaması, Osmanlı’nın son döneminde millî birlik ve tarihsel hafıza inşasının bir parçası olarak öne çıkıyor. Buna karşın II. Abdülhamit döneminde, toplumsal hassasiyetler gözetilerek bu tür kutlamalara izin verilmemiş.