Selam olsun,

Yaşı gereği bazı arkadaşların "miş" gibi yapmalarını anlayabiliyorum ama amacım o arkadaşları eleştirmek değil aksine farklı bir bakış açısı sunabilirim diye düşünerek bu konu açmaktır.

GüvenilirMİŞ gibi olmak ya da güven duyulmasını sağlayacak adımlar atmak aslında güvensizlik ve samimiyetsizlik olarak karşınızdaki kişi tarafından hızlıca anlaşılır.
Bilerek samimiyet diye yazdım ama bahsettiğim samimiyet enseye şaplak değil.
Laçkalık ile samimiyet genelde karıştırılır o yüzden belirtmek istedim ama konuyu dağıtmamaya çalışacağım.

Güven dediğimiz şey bir süreç sonucu sizin toplamınızdan oluşan bir durumdur.
Güven verebilirsiniz ama güven veren birçok şey ya da kişi olabilir. Bu durumda devreye samimiyet giriyor.
Yani bir müşterinize verdiğiniz güven ile çıkarınız olmayan bir insana güven vermeniz birbirinden siyah ile beyaz kadar farklıdır.
Birisi bir menfaat, ticaret, çıkar, ego gibi durumlardan olabilir ki bu şekilde de güven verilir asla eleştirmiyorum.
Diğeri ise çıkarsız, menfaatsiz, egosuz yani insani durumlardan verilen güvendir. Bu güven + samimiyettir.

Bunları neden yazdığıma gelirsek...

İlk bahsettiğim şekilde güvenilir ilişkilerim oldu ama bunlar müşteri ve benim karşılıklı çıkarımız temelli olduğundan çıkar ortadan kalkar ya da azalırsa anlamsız kalır. Bu güvenin temeli menfaattir, menfaat bozulursa sizin güvenilir olmanız karşınızdaki için sadece güzel bir mazi olarak kalır.

Çıkarsız yani sadece insani olarak güven ilişkisi ise menfaatten bağımsızdır.
İnsanlara artı değer katan şey esasen budur ve insanlara en zor kapıları hatta kapısı olmayan odalara kapı inşa ettiren şey budur.

Bir örnek vereceğim kendi yaşanmışlığımdan belki bu örnek yazdığımdan daha net anlaşılmasına neden olabilir.

Çok yüksek hacimli birçok iş yaptım. Bunların bazıları her evde olan markalardır.
Güven esası üzerine karşılıklı birbirimize faydamız oldu ama menfaat bitince onlar benim, ben onların hakkında aklımıza gelirse iyi şeyler düşünür gibi yapar güncele odaklanırız.

Sadece sohbet, muhabbet, samimiyet ve güven ilişkimiz olan çıkarsız ilişkilerim ise benim kişi olarak yapamayacaklarımı ve ulaşamayacaklarımı bana getiriyor.
Elbette böyle olsun diye bir şey yapmıyorsunuz zira samimiyet dediğim şey zaten konunun bu kısmıyla ilgili. Eğer bunlar olsun diye bu tip ilişkiler kurulursa yokMUŞ gibi yapılsa bile menfaat devreye girer.
Bu içselleştirdiğiniz bir şey olmalı.

Gelirsek örneğe hattımda yaşadığım bir sıkıntıyı sohbet arasında dile getirdiğimde bir dakika diyerek GSM firmasının sahibini yanımıza çağırdı.
Geldi ve yemek yiyerek sohbet ettik.

Bunu yazmam kendi adıma negatiftir zira insanlar bu tip şeyleri okuduğunda kişinin kendisini pohpohladığı hissine kapılabilir ama anlatmak istediğim şeyin tam olarak ne olduğunu izah etmek için yazmak istedim.

Ben kendim olarak o kişiye ulaşamam, konuşamam ve çağıramam lakin özellikle tüm genç arkadaşlara şunu yazmak isterim; İnsanların güvenini kazanmak çok zordur, bu çok zor olan şeyi MIŞ MİŞ gibi yaparak bir daha tamir edilemez hale getirmeyin. Gerçekten samimiyet/laçkalık farkını ayırt etmeye çalışın. Gelelim konunun en sevdiğim kısmına...

Bu işler birbiriyle ilintili işlerdir.
Güvenilir olmak için öncelikle iyi bir insan olmak gerekiyor.
İyi insan olmak için iyi insanların dert edeceği konuları dert etmek gerekiyor.
İyi insanların dert edeceği konuları dert etmek için kendinizin bilgi seviyesini, kültür seviyesini arttırmak gerekiyor.
Bilgi ve kültür seviyesi için kitap okumak olur, araştırmak olur, kişisel gelişiminiz olur, gezip görmek olur birçok yol vardır.
Bunları yapabilmek için vs. vs.
En temele indiğimizde ise öncelikle kendinizle ilgili objektif tespitler yapmak gerekiyor ki o gelişim serüveninde ilk adımı atma niyeti doğsun.

Her konuda olduğu gibi bu konuda da isteyen herkes istediği gibi düşünebilir, işine yarayan bir kısım varsa alabilir ya da hepsini tezgahta bırakabilir.
Sorun değil zira ben yaşadıkça tezgahımı kapatmam.
Her şekilde iade alırım.