Bundan yıllar önce hocam çok büyük kurumsal bir firma da çalıştım. 2004 yılında kurulan ama ihracatta sanırım tr de ilk 250 firması arasına girebilen bir firmaydı. Sadece abartmıyorum 300 satışcısı vardır. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere. Bu kadar büyük firma olmasına ve yeni kurulmasına rağmen patron şirketiydi. İşe alımlarla direk patron ilgileniyordu. Firmanın üretim binalarını da resim olarak eklerim. Aynı patronun azerbaycan ve iran da da bir üretim firması vardı. Herneyse iş görüşmesine gittim. Bu kadar büyük bir şirketin sahibi benimle maaş pazarlığı yapmaya başladı. Ne diyor biliyor musun? Eylül de anlaşmıştık, yılbaşı gelince zam vermem. Sebeb? Yılbaşına bir şey kalmadı. Bu maaş dışında agi de vermem (200 TL) agi dahil. Bana tek artısı beyaz yaka olarak almıştı ve o yüzden kabul etmiştim. Böyle büyük bir şirketin sahibi 200 liranın peşinde düşün ve maaş pazarlığı yapıyor. Bir de her toplantı da ben yatırımm yapmadığım zaman uyuyamıyorum diyordu. Bu kadar parası olan birisi için bana anlamsız geliyordu. Ama demekki girişimci olmak, zengin olmak ve parana sahip çıkabilmek böyle sağlanıyor. Sonra öğrendim ki içerideki herkese aynı şeyi yapmış. İstifayı verince tekrar çağırmıştı

Velhasıl kelam hocam hayatta hiç bir zaman 100 liran bile olsa boşuna gidecekse harcamayacaksın. Milyonların da olsa bu bana yeter demeyip küçük risklerle daha da büyüteceksin. Yoksa sizin örneğiniz gibi başa sarıyoruz. İnşallah tekrardan çıkarsınız. Allah hepimizin yardımcısı olsun.
pişman olduğum tek nokta köşeye bir şey atmamış olmam ve öylesine verdiğim paralar. Yoksa yapılandan edilende gezmelerden tozmalardan pişman değilim. Ömür akıp gidiyor ne yaşadıysan yanına o kar kalıyor.
Küçük hesaplara hiç girmedim. Girmeyi de doğru bulmuyorum. Girenleri de hayat boyu esefle kınamışımdır.