Not: yatırım/finans tavsiyesi değildir.

Dikkat ettiyseniz daha birkaç ay önce zararı kapatır kapatmaz kriptodan uzak duracağını söyleyenler şu anda full boğa modunda.

Şiddetli ayı piyasasının birkaç gün içinde geleceğini söylemiyorum, yanlış anlamayın, bu konuyu okuduktan sonra hemen öyle kaldıraçlı short açıp da aşırı riskli işlemler yaparsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ve ayrıca hopium modunda bekleyerek 2017'deki gibi umutlu olursanız da yine hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.

Kripto para piyasası neredeyse tamamen amerikan hisse senedi piyasasına göre hareket eder.

Twitter palyaçolarını ciddiye almayın sakın, çoğu reklamlarla köşeyi dönen dolandırıcılardır.

Howard Marks'ın memo'larını takip etmenizi öneririm.

Örneğin, geçen ay gönderdiği “The Calculus of Value” adlı en son memo'sunda varlık değerinin fiyatla uyumu, yatırımcı psikolojisinin rolü, yüksek değerlemeler ve risk toleransındaki artış gibi konulardan bahsetmektedir:

1) Değer / Fiyat Uçurumu: Fiyatlar değerinden aşırı yüksek; beklentiler oldukça agresif. S&P 500’ün ileriye dönük F/K oranı tarihi ortalamaların üzerinde.

2) Psikoloji ve Aşırı İyimserlik: FUD'ın yerini kısa süre içinde FOMO aldı, yapay zeka konusu yine gündemde. Elbette yapay zeka, insanlık tarihinin en büyük icatlarından biri, fakat bunun finans dünyası ile alakasını tahmin etmeye çalışmak spekülasyondan ibarettir.

3) Makro Riskler: Enflasyon, faiz, ve diğer riskler…
4) Daha Düşük Riskli Alternatifler: Tahvillerdeki risksiz getiri artınca riskli varlıklar pek tercih edilmiyor.

Marks bunun sonucunda amerikan hisse senedi piyasasının endişe verici seviyelere yükseldiğini düşünüyor.

Bu yukarıdaki sorunlar kripto para piyasası için de iyi değil. Kripto para piyasasının kendine özgü ciddi sorunları da mevcut, bazıları son zamanlarda oldukça abartılı bir şekilde borsalar tarafından istismar edilmektedir:

1) Likidite sıkıntısı mevcut: eskiden altcoinler birlikte yükselirdi, kısa süre içinde 2-3-5x yaparak risk/ödül oranı dengeleniyordu. Şu anda x coin %50 yükselince ETH bile saçmalamaya başlıyor, çünkü likidite bu yükselen coine kayıyor.

2) Futures saçmalığı: borsaların elinde sınırsız güç mevcut. Futures piyasasını kolaylıkla manipüle edebiliyorlar, çünkü sınırsız arz yaratabiliyorlar, kullanıcıların stop loss’larını ve hedef kazançlarını görebiliyorlar. Likidite’nin büyük kısmı futures'ta maalesef, bu nedenle spot piyasası, futures'ı takip ediyor. Altını 40 yıl boyunca kontrol altında tutan şeyin vadeli işlemler piyasası olduğunu unutmayın. Başka bir deyişle, örneğin, borsalardan tüm bitcoinler çekilse bile, futures'ta kağıt üzerinde istediğiniz kadar bitcoin satın alabiliyorsunuz.

3) Açgözlü ve aptal market maker’lar: Aslında market maker'ların görevi satış ve alış emirlerini birbiri ile eşlemektir. Ancak modern kripto para piyasasında tüm karmaşık manipülasyonları yapanlar borsaların bu market maker'larıdır. Market maker’lar sınırı aşınca borsalar bunları günah keçisi olarak kullanıyor.

4) Piyasaya yeni para girişinin sınırlı olması: Parası ve biraz beyni olanlar bu saçmalıkların zaten farkında. Likidite bu nedenle sınırlı. Piyasaya girmeyi düşünen birçok insan da geçmiş birkaç ayın grafiğine bakıyor, ve hemen uzak durmaya karar veriyor. Çünkü risk/ödül oranının mantıksız olduğunu kolayca görebiliyor.

5) Potansiyel black swan'ların sınırsız olması: Günümüz dünyasında her an her şey olabiliyor, bunlar da kripto para piyasasında birbirini tetikleyen likidasyonların oluşmasına sebep olabiliyor. Yarın vitalik'in kafasına kerpiç düşebilir, veya coinbase'in ETF'ler için oluşturduğu cüzdanlar hacklenebilir.

6) ETF'ler: Blackrock, Fidelity vb. kurumlar BTC ve ETH'leri OTC piyasasından satın alıyorlar. OTC piyasasının da belirli limiti var, özellikle de ellerinden çıkarmaya karar verdiklerinde OTC'de alış tarafında likidite hızla azalabiliyor, ve borsalar spot piyasasında fiyatı olabildiğince minimum seviyede etkileyen işlemler yapar. Fakat satışlar artarsa spot piyasasında da likidite azalacağı için ciddi düşüşler yaşanabilir. ETF'ler kripto para piyasasının arkasındaki felsefe ile ilgilenmezler.

Bu ETF’ler ayrıca short pozisyonlar da oluşturuyorlar, ve buna "hedge alma" diyorlar. Müşterilerinin paraları ile müşterilerine karşı bahse giriyorlar, ve bu tür işlemleri "risk yönetimi" gibi terimlerle süsleyerek müşterilerinden fee almaya devam ediyorlar.