2000’li yılların başında Byron marka bir bilgisayar almıştık. Koca tüplü monitör, simsiyah, Windows’un sürümüyle uyumlu olmayan bir sürü işlevsel tuşu olan klavye; o klavyedeki Print Screen, ses kısma-yükseltme gibi tuşları çalıştırmak için indirilen onlarca driver… Toplu bir fare… Üstelik tozlanmasın diye kasa, monitör ve diğer parçalar için hediye edilen örtüler de vardı. Zyxel marka siyah çevirmeli bir modem ise sürekli kopan bağlantısıyla ayrı bir heyecan katıyordu.

Ailem bilgisayarda çok vakit geçirmemem için şifreyi her gün değiştirirdi. İşten gelmelerine iki saat kala şifreyi benimle paylaşır, eve vardıklarında bilgisayarı kapatırlardı. Ben de 512 KB’lik bir diskete parola sıfırlama kurup şifreyi “1” yapardım. Güvenli modda başlatır, disketten açardım. Ne günlerdi…

Ve hâlâ bilgisayarlarımın şifresi “1”.