Bizim aile 30 yıldır aynı dükkânda çorba, döner, tatlı satar. Lokantada doğdum desem abartı olmaz.

Gözümü açtım, yoğurtlu çorba kokusu…
İlk harçlığımı, bulaşık yıkayarak kazandım.

Aşağıda birkaç fotoğraf koyuyorum.
Tezgâhın arkasında gülenler annem ve babam. O zamanlar elimde kepçe vardı, şimdi klavyem var.

Sonra bir gün ChatGPT ile tanıştım.
“Yapay zek┠dedikleri o şeyin sadece teknolojik değil, insani bir tarafı olduğunu fark ettim.

Esnaflık bana üç şey öğretti:

- Hızlı düşünmeyi

- İhtiyacı müşteriden önce görmeyi

- İnsanla doğru bağ kurmayı

Şimdi sadece kendi custom GPT’lerimi geliştiriyorum.
Ve bunu yapmaya başladığımdan beri hayattan çok keyif almaya başladım.


Geriye dönüp baktığımda, bazen hâlâ düşünüyorum:

“Ulan ben delirdim mi ya?”

Ama sonra mesaj kutuma gelen insanlar “abi bana da yol göster” deyince…
İçimden bir ses diyor ki:

“Hayır. Sadece olması gerekenden 10 yıl önce düşündün.”

Görselleri bırakıyorum aşağıya.
Dileyenle tanışırız, yardım ederiz, fikir alışverişi yaparız.