Selam olsun,

İdealist bir öğretmen ve genç yedek subay...
Bir haber gelir...
Kendisini mehdi ilan edip hilafet sancağı açıp meydanda 70 kişiyle Atatürk devrimlerini kabul edenler "kılıçtan geçirilecek" "şeriat geri gelecek" diye bağıran meczuplar var.

Askerlerine gerçek kurşunları çıkarttırıp yerine kurusıkı diyebileceğimiz işaret ve manevra mermisi denilen mermileri kullanmalarını emrediyor.
Türk askeri, kendi milletine kurşun sıkmaz!

Meydana geldiğinde silahsız olarak guruba yaklaşıp bu yaptıklarına son vermelerini istiyor ve kalabalıktan birinin ateş etmesiyle yaralanıyor.
Askerler korkutmak ve dağıtmak için ateş açıyor ama gerçek mermi olmadığından kimse zarar görmüyor.
Kendini mehdi ilan eden sahtekar ise "Bakın, bana kurşun işlemiyor" nidalarıyla topluluğu galeyana getirip yaralı halde cami avlusuna sığınan yedek subayın peşinden gidip vahşi şekilde şehit ediyorlar.

Şehit edilen o kahraman subayımız Kubilay.
Mustafa Fehmi Kubilay ışıklar içinde olasın. (Ben şuan böyle dua ediyorum, siz mekanı cennet olsun diyebilirsiniz.)

Bu yara öyle bir yara ki kapanmıyor, soğumuyor.
Atatürk devrimlerine ve ilkelerine bağlı olan herkesin içinde bir yaradır.
Öğretmen olan bu pırıl pırıl insan "bana kurşun işlemiyor" diyebilecek zekada olan insanlarca şehit ediliyor.
Elbette her zaman olduğu gibi bu sahtekarlar yakalanmış, sağ ele geçirenler Kubilay'ın şehit edildiği noktada idam edilmiştir.

O bağnaz ve gerici insanlar hep vardı ve var olacaklar ancak hepsi yönetim şekli anayasamızca belirlenmiş olan Cumhuriyet ve Laik Türk Devletinde Atatürk devrimlerinin serin gölgesinde yaşamaya devam edeceklerdir.

Bazen bazı insanlar unutuyor ama hatırlatacağım.

*Hilafet kaldırılmıştır!
*Halife yoktur!
*Türkiye Devleti Cumhuriyet yönetim şekline sahip Laik bir devlettir.
*Anayasası Beşeri anayasadır.
*Resmi Dili Türkçe.
*Başkenti Ankara.
*Bayrağı: Kırmızı üzerine beyaz Ay Yıldız.
*Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk.