phpc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Eline sağlık. Eleştireceğim yerleri olacak.

Şirketleşince şunlar oluyor:

Stopajıydı, vergisiydi, muhasebecisiydi, sigortasıydı... derken büyük maliyet çıkıyor. Yani kazancın en az %30-40'ı buralara gidiyor. Masraftan düşsen bile masraf da bir yere kadar. Ek olarak iyi kazanırsan Türkiye'de olduğun için birçok sorun yaşıyorsun. Firmaların %80-90'ı ilk 5 yılında batıyor.

3-5 milyon ya da 10-20 milyon zenginlik tanımı için Türkiye'de para değil. 2-3 evin olunca pek zengin sayılmıyoruz.

Temettüler çoğu zaman enflasyon karşısında anlamsız kalıyor. 500 binlik hissen olacak, volatiliteye ve 3. dünya ülkesinin siyasi ve ekonomik risklerine dayanacaksın, ayda 5-10 bin temettü alabilirsen öpüp başına koyacaksın ki hisse de değerini koruyacak. Bunun yerine büyük oranı değer koruyan altın gibi varlıklara alıp küçük oranı bilindik sektörlerin büyük şirketlerine ya da yurt dışı yatırım fonlarına yöneltmek uzun vadede daha karlı olur. Bunun onaylı grafikleri var.

0'dan başlama konusunda ise karlı bir ticaret bulunmalı. Dirayet, sabır, süreklilik bu işin anahtarı. Bir şempanze bile dirayetliyse ve karlı bir iş kolundaysa ticaretten para kazanabilir. Benim zekam şempanzeden düşük olduğu için ticaretten kazanamıyorum.

İlk başlarda tutumlu olmak ve ticari mala/hizmete yönelmek doğru. Simit satıyorsan, 5 simit daha fazla alıp satmak bileşik kazanç açısından büyük fark yaratabiliyor. Bir tüccar için ise en büyük hayal kökü kendindeki şeyi satabilmektir. İyi eğitilmiş bir image to video ai modelini nsfw izniyle 5090'lık birkaç sunucuyla milyon dolara çevirebilirsin. Tabi bu sıfırdan başlarken yapılacak iş değil. Böyle şeyler var. Tabi yapabilene...

Sıfırdan başlayanlar için zengin olmak kolay değil. Bence Türkiye'de başlangıç için zenginliğin sınırı 200 milyon ₺'den başlıyor. Bu yüzden fasfakiriz.

teşekkür ederim eleştirilerinize kesinlikle katılıyorum. iş modeli esnek bir yapı. şirketler muhasebe aşamasında (zaten muhasebe zorunlu) %30-40 ödemeleri elage edebilirler… yani damga harç vergisi gibi.

temettü gibi fonlar tr den alınmamalı zaten. (ekonomistlerin yap dediğini yapma kuralı )

özet olarak şöyle diyeyim hocam, para kazanmanın ilk kuralı “bedava” para kazanmayı öğrenmektir. paradan para kazanabilmek için önce parasız para kazanmanın zorluğunu geçmeliyiz. en zor kısım burasıdır. ama en iyi öğrenme modeli de burasıdır. bu durumda yani başarı durumunda zarar etme olasılığınız 0 dır. imkansızdır. oysa sermaye ile başlarsanı zarar edecek batacaksınız. çünkü ekonomi bilgisi çok kötüdür.

bu gün 0 dan zengin olmuş bir yatırımcıyı batıramazsın, ama sermaye ile açılmış işletmeyi basit bir dedikodu ile batırabilirsin.

tutumlu olmak konusu özel bir alan, buradaki tutumlu olmak şudur asla vergi verme. sakız alsan bile %18 kdv yi düşmelisin.

şirket sürekli zararda olmalı. zarar etmeyen şirket büyüyemez. buradaki zarar mali zarar değil, iyi borç yani bu sene 1m kar ediyorsan 1,5 milyonluk kredi çekeceksin 500k zarar yazacak, 1,5 m u yatırıma çevireceksin. böylece 1 m dan vereceğin %20 kurumlar %20 gelir vergini vermeyeceksin. (bu suç değil işini büyütüyorsun) tamam diyene kadar.

dediğim gibi çok detay var ara satırlarda 20 yılı kısa bir metinde anlatamazdım.

size şunu net örnek vereyim, 2 yıldır şahıs şirketim var bağkur borum var para da kazanmıyorum. ama sigortasızlık yıllarmı bağkur ile borçlanıyorum. hatta 4 ay önce eşimin kanser olduğunu öğrendik. istanbulda tedavi oluyor durumu çok iyi. tedavi ücretsiz çünkü tedaviden önce şirketimde sigortalı yapmıştım. şuan 1 kür ilaç alımı (kemoterapi) 50k maliyeti var… ya şirket olmasaydı 12 kür + ameliyat + sonraki ilaç dönemi diye hesap edince 1m + masraf var nasıl karşılayacaktım. şimdi şirketim zarar ediyor ama 5 yıllık karımı ettim bile (sağlık)

temelde konuda yazdıklarım doğrudur ama altı henüz doldurulmadı.

iyi forumlar