İçimi dökmek için yazıyorum sadece, yazdıkça tatmin olurum belki. Çok sevdiğim dediğim kişilerde gördüm bunu.

Bu kişiler için sevgi, saygı sadece fiziksel şeylerdir. Onlara "seni seviyorum" demeyin, anlamazlar. Onun yerine maddi birşeyler verin, işte o an sevgi göstermiş olursunuz. Maddi şeyi verdiğiniz hareket, durum ise onlara olan saygınızı belirler. Onlar için ne hissettiğiniz, yüreğinizdeki sızı, tebessümünüzdeki kırıklık, yüzünüzdeki burukluk, eksik hissedilmişlik bir anlam ifade etmiyor. Gençliğinizin bağrını onlar için heba edin, onlar sizden eksilene değil kendilerine verilene bakar. Bazen onlara yük olmak istemezsiniz, çünkü bu bitik ruhlarda aidiyet duygusu da maddiyetten geçer. Eğer onlara ait iseniz sürekli onlardan birşey eksilttiğiniz düşünülür, bunun bedeli de sonrasında muhakkak istenir zaten. Demiştik ya yük olmak istemezsiniz, bu bağlamda çalışır kendinize yetersiniz. Ama onlar sizin kendinize yetmenizi bile onlardan eksilen bir parça olarak görürler ve sizden daima birşeyler vermenizi isterler. Bu bitik ruhlar için maneviyat sadece sohbet ortamlarında gösteriş malzemesidir. Evet, gerçekten öyledir. Hiç sevmediği evladı hakkında sohbet ortamlarında, ben onu özlediğim için yanımdan hiç eksik olsun istemiyorum derler. Lakin yanlarında tutmalarındaki asıl amaç kendilerinden eksileni onlara fiziksel, zihinsel işler yaptırarak acısını onlardan çıkartma eylemidir. Ayrıca bu insanlar için yorgunluk zihinsel, ruhsal değildir. Fiziksel bir iş yapmadığınız takdirde yorgun kabul edilemezsiniz. Öğrenim gören bir insan işsiz muamelesi görür, fiziksel olarak iş yapmayan kişi ise "bu bişeyler karıştırıyor kesin" muamelesi görür ve olabildiğince müdahele edilir, alanına saygı duyulmaz ve o da işsiz olarak nitelendirilir. Bu ruhlar kendilerinde hata aramazlar, bir kez olsun "ben keşe bunu böyle yapmasaydım" dediklerine şahit olunmaz. Daima karşıda suç aranır. Örnek senaryoyu izah edeyim, bu ruhlar bir insanın kalbini kırıp onları kendilerinden ayırdığında onlar için suçlu kendileri değildir. Karşılarındaki kişi ya onlara karşı çok saygısızdır ya da onları sevmiyordur. Asla ama asla ben kırıcı konuştum, ben onu kırdım gibi cümleler kurmazlar. Nadiren bu buruklukları farkedip sorarlar "Kim sana ne yaptı? Niye bize böyle yapıyorsun?". İlk soruda suçu kendilerinden atıp ruhu tatmin ederler, sonrasında sizi suçlu göstermek için ikinci soruyu yöneltirler. Bu istemsiz yapılan bir manipülasyondur, bu fakir ruhlar için manipülasyon bir savunma mekanizmasıdır. Aslında çok bilgisiz, cahil, duygusuz olan bu ruhlar bunları örtmek için daima bir manipülasyona başvururlar. Benim yaptığım analize göre bu bedenler ve ruhlar aşırı narsist olurlar. Evlatlarının bile kendilerinden daha iyi olmalarını kabul edemezler, kendisine ait olmayan her şeyde bir kusur ararlar. Kendilerinde ve kendilerine ait olan hiçbir şeyde kusur aramazlar, zira onlar zaten kusursuzdur. Böyle insanlara ölüm döşeğinde bile muhtaç olmamak için olabildiğince çabalayın. Zira verdikleri veya sağladıkları bir eşyayı, faydayı yıllar geçse bile her fırsatta yüzünüze vurmaktan geri durmazlar. İnsan içerisinde sizi aşağılamak onların ruhunda var, bu nedenle insan içinde bu tip insanlardan uzak durun.

Bir tık birikmişlik, yaşanmışlık var Eh malum silemiyoruz bazen, ama bu konuda bi tez yazarız bence.