Biliyorum, yazdıklarım bazılarınıza “Bu kadarı da olmaz, gözlerini kapatıp mı çalıştılar?” dedirtebilir. Haklısınız, acil durumlar olmasaydı emin olun böyle bir yerde çalışılmazdı. Elbette “tek tarafı dinliyoruz, senin ne yaptığını bilmiyoruz” da diyebilirsiniz. Ama eminim ki orada çalışmış ve sonrasında ayrılmış kişiler, benim anlattıklarımdan farklı bir şey söylemeyecektir.
İşten ayrıldıktan sonra orada çalışanlar defalarca arayıp “Şu an ne iş yapıyorsunuz?” gibi sorular sordular. Biz de amacın ne olduğunu biliyorduk; bu aramalar tamamen patronun bizi kontrol etme isteğinden kaynaklanıyordu. Orada işin yapılıp yapılmaması değil, patronun yanında olmak önemliydi.
Şu an iş bulmak gerçekten zor. İşten çıkarıldığımdan beri arıyorum ama bazen olumsuz dönüş bile alamıyorum. Bunu yapmalarının sebebi de iş bulmanın zorluğu; insanlar patronun gözüne girmeye çalışıyor. Açıkçası, şu an kendi girişimlerim için çabalamıyor olsaydım, günlerim sadece iş aramakla geçecekti.
Soru işareti kalmasın diye söyleyeyim; bana “çalışmanın ayıbı olmaz” diye öğretildi. Ancak iyi olduğuma inandığım ve iyi geri dönüş aldığım işi yapmak istiyorum. Bu işi yaparken mutlu oluyorum. Bazı kişiler buna “şımarıklık” gözüyle bakabilir, ama bence bu, hakkım.