Öncelikle çocukluğumuz yani hiçbir kötülüğü iyiliği kavrayamadığımız dönemlerimiz gerçekten huzurlu ve güzeldi, yavaş yavaş büyüdüğümüzde kötülüğün ne demek olduğunu anladığımızda ise hayata kötü bakmaya başladık ve sonrasında ise kötülüğün gittikçe içine battık kötüden kurtulmak isterken daha kötülerine sarılırken bulduk kendimizi vesselam..

Hiçbir şekilde en güzel en önemli yerlerde yer alsam da baktığımda o yüzlere, cümlelere altındaki mutlaka kötülüğü görüyorum ve eninde sonunda o kişi de bu maskesini çıkarıp bütün kötülüğünü çıplaklığıyla yüzümüze vuruyor.

Kimseye yansıtmayalım, kimseyi kırmayalım, kimse üzülmesin diye diye güzel bir hayatı heba ettik, belki bu diğerleri gibi değildir diyerek bir gençliğin baharında yaprakları döktük.