Yıllardır kendi kendime sorarım
Mutlu olmak aslında bu kadar zor mu?
Çocukken mutluluğun ne kadar basit olduğunu görmüştüm.
Dışarıda top oynamak, misketlerin peşinde koşmak, kan ter içinde kalıp eve dönünce o buz gibi soğuk suyu içmek
İşte o an, dünyanın en büyük ödülüydü bizim için.
Peki ne oldu? Ne değişti?
Şimdi yaptığım işten keyif alamayan, hedefler koyup sonra hevesi kırılan,
eşini, çocuğunu, annesini, babasını mutlu edebilmek için kendini yıpratan
Bir adım atmadan önce elli kere düşünen
Dışarı çıksa bile hemen sıkılan,
vakit geçirmek kelimesinin anlamını bile unutmuş birine dönüştüm.
Bir yanda Bir daha mı geleceğiz dünyaya? Ye, iç, gez, keyfine bak. diyen bir ses
Diğer yanda Geleceğin için savaşmalısın. diye bağıran bir başka ses
İkisinin arasında sıkışıp kalmış bir hayat
Her günü aynı ritimde yaşayan, rutine teslim olmuş bir ben
Sahi
Mutluluk neydi?
Ne zaman unuttuk nasıl mutlu olunacağını?
Ve size soruyorum
Gerçekten mutlu musunuz?
Yoksa hepimiz sadece iyi rol mü yapıyoruz?..