mustafacot adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Devletin görevi diyerek her şeyi uzaktan izleyen zihniyet yüzünden bu ülkenin evlatları daha yaşamadan sahipsiz kalıyor. Bu mesele artık kimin vazifesi tartışmasının çok ötesinde.

Ben ne bağış topluyorum, ne IBAN paylaşıyorum, ne de insanlardan tek kuruş istiyorum. Yaptığım şey sadece: doğrulanmış, valilik izinli kampanyalara içerik, görünürlük ve dijital destek sağlamak. Bunun için izin mi gerekiyor?
Zaten tüm bağışlar valilik izniyle açılmış hesaplarda toplanıyor. Destek verdiğimiz her kampanya hastane raporlarıyla belgeli ve şeffaf. Konuya bu kadar uzakken, kalkıp siyasi fikirlerinizi ortaya atmanızın kimseye faydası yok. O fikirleri kendi içinizde yaşayın.

Ben bu işi tamamen gönüllü yapıyorum. Günde bir saatimi ayırıp bir annenin sesini biraz daha fazla kişiye duyurabiliyorsam, bunun için kimseden icazet alacak değilim. Bu ülkede hâlâ işini hakkıyla yapan insanlar var ben de onlardan biri olmaya çalışıyorum. Kimsenin parasında, reklamında, yetkisinde değilim. Ama kimse de beni vicdanımla arama koyamaz.
Polis olmak sadece suçlu kovalamak değildir. Bazen bir çocuğun sessiz yardım çığlığına ses olmak da görevdir. Vicdanı olan herkesin görevi budur. Devlet yapsın deyip köşeye çekilmek kolay. Ama bu çocukların bir günü bile kıymetli. Uçakla tedaviye giderken vefat eden çocuklar var siz bilmiyor olabilirsiniz ama ben biliyorum.

Burada hiç kimse para istemiyor. Kimse şu IBAN’a 500 TL gönderin demiyor. Konuyu düzgünce okumadan yorum yapmışsınız. Burada konuştuğum şey; aileler seslerini duyurmaya çalışırken, bazı sosyal medya ajanslarının yaptığı hatalar, suistimaller, istismarlar… İşte biz bunu önlemeye çalışıyoruz.
Ve son olarak:
Birileri iyilik yapmaya çalışırken hâlâ acaba çıkarı mı var? diye düşünenler yüzünden bu ülkede vicdan en çok yalnız kalıyor.
Yorum yapmadan önce konuyu iyice anlayın. Anlamıyorsanız da lütfen sessiz kalın.
Yani şimdi konuyu tekrar okudum. Senin yazdığın yorumu da okudum. Ne kadar haklı bir yorum yaptığımı bir kere daha anladım. Ancak şaşırdığım şey, senin polis olup, polislerin alması gereken en temel eğitimden yoksun bir davranış sergileyerek, bir takım duygusal ve siyasi öğeleri harmanlayarak, sebep sonuç ilişkileri çıkarman, ve bunun bir ürünü olarak, kendini haklı gösterebileceğin bulgular yaratmaya çalışman. Üstelik, elinde zerre kadar veri olmadığı halde, karşı tarafı zerre kadar tanımadığın halde, karşı tarafın itibarını bozmaya yönelik bir mesajıda kendi metnine iliştirmekten çekinmemişsin. Şimdi sen yazdın diye, ben o anneleri senden daha mı az düşünür oluyorum? Sen benim zihniyetimi, düşüncemi, emeğimi, uğraşımı, yatırdığımı, harcadığım emeği nereden biliyorsun ki, gelip bir "fikre yönelik" verilmiş cevaba, "şahsa yönelik hakaretle" yanıt verebiliyorsun? Eminim hakaret nedir, bununda tanımını bilmiyorsun. Çünkü bilsen, yazmazsın.

1- Polisin görevi, suçlu suçsuz kararı vermek, doğruyu yanlışı ayırt etmek, kendi kararlarını kendileri vermek değildir. Polisin inisiyatif alabildiği yer kanunda o kadar dardır ki, sen bu insanları yakalasan dahi, bir savcılık sana izin vermediği sürece, kıllarına dokunamazsın. İşte bu senin en büyük kaybın. Sen kendini yargı sanıyorsun. Değilsin. Burada göz göre göre insanları mağdur eden birine biz "d0landırıcı" bile diyemiyoruz. Neden? Hukuken bunu kanıtlamadığın sürece, hukuk sana bunu demeyi yasaklıyor. Otomatik olarak, dediğin gibi, sen suçlu oluyorsun. İstersen polis ol, istersen komser. Bu olmasaydı, herkes birbirine iftira atıyor olurdu. Tıpkı senin bu içerikle yaptığın gibi.

2- Ortada valilik tarafından verilen izinler var. Valilik bu izinleri kendi sitesinde sağda solda gösteremez mi? Listleyemez mi? Sen ister para topla, ister toplama. Senin böyle bir site yapman, "ben valilikten daha güvenliyim" demendir. Bana söyler misin hangi Polis memuru, "ben valilikten daha güvenliyim, gelin ben hangisi doğru hangisi yanlış göstereceğim" diyebilir? Yalnızca iyilik yapmaya çalıştığınla kalmazsın, aynı zamanda devlete ait bir görevi, devletmiş gibi yerine getirmeye çalıştığın için idari soruşturma alırsın.

3- Ortada mağdur birileri olduğu aşikar. Bunun en başında SMA hastaları yer alır. Ateş pahası ilaçlar, mümkün olmayan tedaviler.. Ne için? Çocuk birkaç ay daha yaşasın diye. Çünkü 4 tip olan SMA'nın zaten büyük çoğunluğu doğrudan öldürücü, 1 yıl yaşayabilsin diye uğraşanlar tonla para veriyorlar, diğerleri kalıcı sorunlarla mücadele ediyor, tedavi olabilen sayısı oldukça az. Aile zaten kötü durumda. Peki devlet bunu bilmiyor mu? Devlet dediğinde aklına doğrudan bir isim geldiği için, sen devletin kim olduğunu anlamıyorsun. Üstelik bir polis memuru olarak. Devlet, tüm kurumları yöneten yerdir. Yani, "her şeyi devletten bekleme" dediğin şeyi, devletten beklemek zorundasın. Senin şahsi olarak yapabileceğin şey, gidip bir mücadele başlatmak ve hukuken valilik kanalı ile bunun denetlenmesini sağlatmaya çalışman. POLİS BUNU YAPAR, VATANDAŞTA ÖYLE. Peki, sen yapıyorsun? Ya işte hede ve hödö. O öyle olmuyor. İster para al, ister alma. Sen devletin rolunu kendi kuracağın şey ile oynayamazsın.

4- "Polis olmak sadece suçlu kovalamak değildir." demişsin. Ah be kardeşim. Polis olmak suçlu kovalamaktır. Çünkü sen suçlu kimdir kararı veren değilsin. Adı üzerinde "kolluk kuvveti". Vatandaş olarak gelmen gereken içeriğe, polis olarak girmişsin. Sonra bu kavramları birbirlerine karıştırmışsın. Eğer sen polisim yazmasaydın, ben sana cevap dahi yazmazdım.

PEKİ BU İŞ NASIL OLUR?

1- Valiliğe gidersin. "Vali bey, ben gece gündüz uyuyamıyorum. Çok ciddi mağdurlar var. Böyle bir yol düşündüm. Bunu valilik kanalı ile nasıl resmiyete dökeriz. Bu şahıs ya da organizasyonlarca yapılması mümkün olmayan bir şey. Devlete de yardımcı olmak isteriz." dersin. Onlar gereğini düşünür. Sonra bu olsun diye devletin makamlarını bol bol ziyaret edersin. Bir yerde birileri "hadi yapalım" dediğinde o iş yapılmaya başlar.

2- Her hastalığın bir erken teşhisi, kolay tedavi biçimi, önleyici tedavi biçimi var. SMA'NIN BİLE. En basitinden, 2 insan evlenmeden önce SMA testi yaptırırlarsa, olacak çocuklarının SMA olma olasılığını görürler. Çünkü bu bir GEN hastalığı. İki evlenecek adayda da SMN1 geni sayısına bakılır. Sana doğrudan çocuğun SMA olma şansını söyler. Hazır valiliğe gitmişken "Evlenen çiftlere SMN1 gen kontrolü zorunlu hale getirilsin" de diyebilirsin. Hastalığa doğrudan kökten çözüm.

3- Baktın hiçbir şey olmuyor, her diğer vatandaşın yazdığı gibi CİMER'den devlete yazarsın. Buradaki insanlara "hadi CİMER'den bu postu gönderelim" dersin. Samimiyim, ilk ben gönderirim, söz veriyorum. Ama böyle ben devlet rolü oynayacağım dersen, o kurtlar vadisinde olur.

Eğer biz kurtlar vadisinde değilsek, bizim yapabileceğimiz şey "devlete bildirmektir". Her şeyi devletten beklemek zorunda olduğun için değil, sen devlet olmadığın için bildirmek zorundasın.