BUNLARI OKUDUKTAN SONRA BAKIŞ AÇINIZ DEĞİŞECEK ONA GÖRE.. NASIL HAYVANLAŞTIRILDIĞIMIZI ANLATIYORUM

Herkesten farklı bir bakış açısıyla, psikologdan psikolojik açıdan neden kafayı yedik..?

İnanmayacaksınız ama bunun cevabı "SOSYAL MEDYA" diyebilirim. Neden mi? Dopamin reseptörlerimize ciddi zarar veriyor.. Bu da direk olarak prefrontal cortex(beynin ön bölümü) yani düşünme, karar verme, fren(sabır) gibi mekanizmalarımız üzerinde tahribat yaratır. Bu söylediklerinle ne anlatmaya çalışıyorsun sen? Diyenler olacaktır. Gelin anlatıyorum

Biliyorsunuz ki sosyal medya platformları birer şirket ve bunların temel amacı para kazanmak. Ne kadar çok kullanıcı platformu kullanırsa ve platform da kalma süreleri ne kadar artarsa o kadar para.. Peki bu kullanıcılar giriyor geziniyor felan ama platform nasıl para kazanacak? Tabi ki reklamlarla.. Instagram ile ele alalım. Markalar reklam verecek ki instagram para kazansın. Ama bir dakika? Marka reklam verdi diyelim, bu verdiği reklamlar alışverişe dönüşmeli ki markalar tekrar tekrar reklam vermeye devam etsin ve reklam bütçelerini de arttırsınlar Peki Instagram'ın ne yapması lazım? Bir yandan kullanıcıları platformda tutması gerekiyor bir yandan da platformda bulunan kullanıcıların satın alım yapması gerekiyor. "EĞER BİR ŞEY BEDAVAYSA, ÜRÜN SİZSİNİZ."Bu sözü araya sıkıştırmak istedim, tam anlamıyla buraya gidiyoruz çünkü . Instagram'ın insanları BAĞIMLI yapması gerekiyor. Neden mi? Bağımlılık dopamin reseptörlerinin uyarılmasıyla ilişkilendirilir. Kişi aldığı hazzı tekrar tekrar yaşamak ister. Belli bir süre sonra bu aldığı haz ona yetmez ve daha fazlasını ister çünkü beynimizin bir adaptasyon mekanizması da mevcut. Bu sebeple kişi haz arayışında sosyal medya kullanım saatlerini giderek arttıracak ve yüksek uyarılmalar sebebiyle de beynin ön kısmı(prefrontal cortex)'e ciddi zarar verecek. Bu da düşünme, karar verme, fren mekanizmamıza etki edecek veeee instagram'da ben bir reklam gördüğümde içgüdümle hareket edip ürünü hemen satın alma davranışı gerçekleştireceğim.. içgörüm(neyi neden yaptığının farkında olmak, bilmek) olmadan hareket edeceğim. Instagram beni bir bağımlı birey haline getirerek içgörümün kaybolmasına ve bir hayvan gibi davranmama yani içgüdümle hareket etmem için elinden geleni yapıyor. Ya bu kadar kolay mı bu? Instagram algoritmasını öyle bir geliştirmiş ki benim tüm haz aldığım dopaminleri biliyor ve buna göre karşıma içerik çıkarıyor. Aynı zamanda CİNSELLİĞİ de çok fazla kullanıyor çünkü en çok dopamin veren o HEMEN ŞİMDİ BU YAZIYI YARIDA BIRAKIP DENEYİN. Instagram keşfetine girin sayfayı yenileyin bir şey yapın ve bir erkekseniz eğer, cinsel obje haline getirilmiş bir kadın göreceksiniz.. Ya bir kalça, ya bir göğüs, güzel bir kız.. Ben sadece instagram kısmını söylüyorum. Twitter kısmı çok daha fena orada daha farklı şeyler var gözlemlediğim ama çok detaya girip suyu bulandırmaya gerek yok.

Peki neden hiçbir şeyden zevk almıyor haldeyiz? Bunun yine dopaminle ilgili olduğunu anlattığım kısa bir videomu ekliyorum:

https://youtube.com/shorts/JWLUwWB3w...qosaq30IC8JbrS

Durum bu haldeyken haberlerde sürekli pompalanan şiddete yönelik içerikleri görüyoruz. Bunun da gittikçe arttığını görüyoruz. Trafikte kavga eden insanlar, küçük bir olayda birbirine girenler, sokakta sebepsiz yere şiddet uygulayanlar... Bunlar gerçekten "anlık öfke" mi, yoksa tahrip olmuş bir prefrontal korteksin(beynin ön bölgesi) sonucu mu?

Bu insanlar düşünmüyor. Karar veremiyor. Sabredemiyor. Yani beyinlerinin ön bölgesi ciddi zarar almış. Peki neden?? Çünkü günün 4-5 saatini sosyal medyada geçiren, sürekli yüksek dopamin uyaranlarına maruz kalan bireyin beyninde artık sabretmek, düşünmek, bir durup bekleyeyim.. gibi işlevler körelmeye başlıyor. Sonra trafikte biri sinyal vermeyince, korna çalınca... Vay efendim sen neden korna çaldın.. sonrası malum
Bu patlama aslında bir insanın değil, düşünemeyen, dürtüyle hareket eden, adeta ilkel benliğiyle davranan bir organizmanın dışavurumu oluyor(hayvanlaşma dediğimiz şey )


KUMARIN ÖNCÜSÜ SOSYAL MEDYA


Bu açlık sadece sosyal medya ile sınırlı kalmıyor kişi farkında olmadan daha güçlü uyarıcılar aramaya başlıyor. Kumar, madde, alkol gibi bağımlılıklar bu noktada devreye giriyor. Çünkü dopamin düzeyi düştükçe, beyin tekrar o “yüksek” seviyeye ulaşmak istiyor ve bu da kişiyi daha tehlikeli, daha güçlü uyarıcılara yöneltiyor. Sosyal medya bağımlılığı sadece bir başlangıç diyebiliriz ama sonuçları çok daha büyük bir çöküşe sebep olabiliyor. O yüzden asıl ortam, asıl zemin bugün belki de sosyal medyanın ta kendisidir.


Son olarak düşünmeden yaptığımız eylemler içinde psikolojik deneyleri ele aldığım konuları da ekliyorum:

Beş Maymun Deneyi
Tarihin En Acımasız Klasik Koşullanması

Siz ne düşünüyorsunuz?

Saygılarımla, psikolog Mert Arslan.