SySTeMTeaM adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Akıllı başında bir insan bu işleri düşünme demez çünkü biz insanız , bizi diğer canlılardan farklı kılan özelliğimiz bu düşünmek. Ateist veya dini sonradan bulan birisin degilim.Musluman doğdum müslüman yasiyorum.Konunuza yazma amacım şu, son 5 yıldır diyebilirim farklı dallarda okuyup izleme öğrenme alışkanlığım başladı.Kuantum fiziği , uzay, insan gelişimi , bilimsel çalışmalar, bilim adamları hayat hikayeleri vs. Bunları araştırdıkça ne öğrendim biliyormusunuz ? Şans eseri evrenin oluşma ihtimalinin olmasinin mümkün olmadığı.Bilim insanlarının çoğu ateist olarak bilinir, bana çok saçma geliyor.Bu kadar ince hesaplari benden daha detaylı gorupte bir yaraticinin olmama olasılığını nasıl dusunebilirler.
Sana tavsiyem evrenin başlangıcından bu zamana kadar geçen olayları , özellikle kuantum fiziğini ve uzayı anlamaya calisman , belki aylar alır ama sonunda benimle aynı fikirde olacağını düşünüyorum.
Din bir fizik olayı değildir kanıt sunamazsin, din bir inançtır.İnanirsan gözün görmek istediklerini sana gösterecektir.
Mesele bu değil hocam. Bizden önce yaşamış ve hâlen yaşamakta olan bilim insanları bu soruların büyük kısmını zaten bizim adımıza araştırıyor. Siz de bu çalışmaları inceleyerek fikir sahibi olabilirsiniz; yine de zihninizde yeni ve derin sorular oluşacaktır. Araştırmak kötü bir şey değil, fakat bazen keşke araştırmasaydım da diğer insanlar gibi hiçbir şey bilmeden günübirlik yaşasaydım diyorum. Açıkçası bu süreç beni çok yordu.

Uzay konusuna gelirsek, evreni henüz tam anlamıyla keşfetmiş sayılmayız. Hâlâ açıklayamadığımız teoriler ve enerji bileşenleri (örneğin karanlık madde ve karanlık enerji) olabilir; bunlar bilimin mevcut paradigmalarında köklü değişikliklere yol açabilir. Bugünkü Big Bang modeli, gözlemleyebildiğimiz sınırın ötesine yaklaşık 10-43 saniye öncesine, yani Planck çağına ilerleyemiyor; o bölgeyi açıklayabilmek için kuantum kütleçekimi kuramına ihtiyaç var. Belki de daha önce var olmuş bir evren, kozmik bir “sıçrama”yla yeniden doğmuş olabilir; döngüsel evren senaryoları teorik olarak mümkün, fakat henüz kanıtlanmış değiller.

Tanrı konusuna gelince: Sizin tasvir ettiğiniz Tanrı ile dünyadaki farklı dinlerin anlattıkları ne ölçüde uyuşuyor? Bu da ayrı bir tartışma konusu. Bilim, yönteminin doğası gereği Tanrı’yı ne kanıtlayabilir ne de çürütebilir; bu, inanç alanına girer.

Özetle, ben şahsen günübirlik yaşamayı tercih ediyorum. Bu benim kişisel görüşümdür. Herkesin psikoloji ve düşünceleri bir değil. Şahsen çok yıprandım. Bu yüzden arkadaşada aynısını önerdim. Tek seferlik ömrümüzü böyle geçirmeye gerek olmadığını düşünüyorum. Taneı isterse yeni elçi veya melek göndererek tek seferde bu algıları yok edebilir. Tercih etmiyorsa yapacağımız birşey yok. Bugün japondaya farklı kültür ve inançla doğdu diye cehenneme gitmesi ne kadar doğru tartışılır.
Herkes araştırsın der ama benliğini ve doğmatik bilgilerini terk etmek inanılmaz zordur.