Selam olsun,
Bir devlet kurucusu düşünün ki vefatından 87 yıl geçmesine rağmen Mustafa Kemalin izinden giden milyonlar yetişiyor.
Milyonlarca insanı 87 yıl önce vefat eden Atatürk'ün izinden gitmeye iten şey nedir diye düşünmek lazım.
Evet, Ülkemizin kurucusu.
Evet, Serv anlaşmasını yırtıp atmıştır.
Evet, Devrimler yapmıştır, kitaplar yazmıştır.
Evet, yenilikçidir.
Bunlar çağında yaşayan her devlet adamının yaptığı şeylerdi lakin hiç birinin askeriyiz diye milyonlar haykırmıyor.
Bu durumun başka bir nedeni olmalı.
Devrin liderlerinin çoğu lokal ya da yaşadığı dönemi kotarmak için çalışmalar yaparken Atatürk'ün yaptığı şey kendi nesli değil, gelecek nesilde değil gelecek nesilleri düşünmesiydi.
Hilafet teklif edildiğinde, saltanat teklif edildiğinde kabul etmemesi.
Kadınlara seçme seçilme hakkı Avrupa ülkelerinde bile verilmemişken Türk kadınına bu hakkı vermesi.
Yaptığı tüm başarıları öğretmenlerin yetiştireceği nesillere olanak sağlamak olduğunu asıl başarıyı öğretmenlerin sağlayacağını anlatması.
Bu ülkenin bir ağacını kesmemek için evini temelden kaydırıp, ağacı kurtarması.
Çorak, bataklık olan yerleri ıslah ettirip "Vatan toprağı kaderine terk edilemez" demesi.
Ya istiklal ya ölüm demesi.
Birleşmiş milletler bize katılın dediğinde davet edin değerlendirelim diyerek BM ye davet ile katılan ilk ülke olması.
Bilimi, gençliği, doğayı, insan haklarını çağının ötesinde değerlendirmesi...
Yani bunlardan daha fazlasını sadece bu toprağın evladı olmasından sizin gibi, benim gibi, bizim gibi olmasından kaynaklı ciğerlerimize işlemiştir.
Atatürk sadece bir devlet kurucusu değil aynı zamanda milletin kendisidir, olmak istediğidir.
Atatürk'ün büyüklüğü devlet adamlığından, komutanlığından, devrimciliğinden, ilericiliğinden ziyade milletine aşık olmasındandır.
işte bu nedenle vefatından 87 yıl geçmesine karşın hala izinden gidenler yetişmektedir.
Bu yüzdendir ki milletin bağrında büyüyerek yaşamaktadır.