Malesef bu iş sürekli değişiyor. Bir ayakkabı tamircisi veya marangoz çırakken öğrendiği bir bilgiyi neredeyse ömür boyu kullanabiliyor. Ama bu sektörde her sene bilgi üzerine bilgi eklemek zorundasınız. Kaygan bir yokuşta yukarı tırmanan bir adam gibi durduğunuz anda aşağı kayıp gidersiniz. Gençler bilmez ama eskiden bilgisayar işi daha fazla emek gerektirirdi. Ticari anlamda Internet yanılmıyorsam 1994'de geldi ülkemize. Fakat öncesi sanal dünyaya ulaşımı zor ve pahalı idi. Örneğin BBS için normal telefon hatı ve MODEM kullanılıp telefon hizmeti üzerinden (çevirmali ağ/dial up) bağlantı sağlanıyordu. Şehirler arası bağlantı için hatırı sayılır ücret uluslarası bağlantı için bir servet ödemeniz gerekiyordu. 90'lı yılların başında üniversiteler arası ağ (yanlış hatırlamıyorsam UlakNet) ODTÜ üzerinden Gopher vb servislerle metin tabanlı literatür taraması yapılabiliyordu. PC işletim sistemi olarak MS 5.0 , Windows 3.1 (Windows 3.x işletim sistemi değil aslında. MSDOS üzerinden çalışan grafiksel arabirim), Novel Netware 2.x, SCO UNiX gibi sistemler vardı. Donanım tarafında ise ISA, VESA slotlar üzerinde taktığınız ilave kartların (Ses kartı, ağ kartı vb) genellikle donanım veri yolu (IRQ) veya adres ayarlarını sıralı anahtar (block switch) veya bağlantı parçaları (jumper) ile elle yapmak zorundaydınız. Ayrıca bu aygıtlar bazen çakışırdı. Örneğin MODEM'i COM3 portuna bağlarsanız COM1'de bulunan serial mouse ile aynı IRQ kullandığından sorun çıkarabilirdi. Bu nedenle seri bağlı MODEM COM2 veya COM4'e çekerdiniz. Şimdi herşey otomatik. Tak çalıştır (Plug&Play) kartlarla ayar gerekmiyor. Çoğu zaman işletim sistmei sürücüleri bile otomatik yükleniyor. Aslında şimdiki sistemler daha kolay öğrenilen ve daha sorunsuz oldu. Hızı da cabası.