Uzun yıllar boyunca Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda jet pilotu olma hayaliyle yaşadım. Ancak ailevi sağlık sorunları nedeniyle bu hedefimden vazgeçmek zorunda kaldım ve rotamı bir sivil üniversiteye çevirdim. Havacılıktan tamamen kopamadım; şu anda bu alanda teknik bir pozisyonda çalışıyorum. Geriye dönüp baktığımda, bu kararın hatalı olduğunu düşünüyorum. Ya tamamen bırakmalıydım ya da pilotluk için sonuna kadar mücadele etmeliydim.


Aynı zamanda freelance olarak full stack developerlık yapıyorum. Keşke o dönemde doğrudan yazılım alanına yönelseydim de diyorum bazen. Bugün 16-17 yaşındaki halime dönebilsem, ya subaylık hayalimi bırakmadan ilerlerdim ya da yalnızca yazılıma odaklanır, tek bir alanda derinleşirdim. Şimdi ise birçok işi aynı anda yürütmeye çalışmak, insanı zaman zaman “Acaba bir şeyi tam anlamıyla severek yapabiliyor muyum?” diye düşündürüyor. Gecem, gündüzüm yok. Sürekli iş, iş, iş. Tatil günlerimde macbook'umu alıp bir kafeye oturup saatlerce çalışsam da sıkılmıyorum. Gittiğim her yerde çalışabileceğim, istediğim zaman bir kişi/kuruma bağlı kalmadan katma değer üretebileceğim bir durum varken 9-5 köleliği canımı sıkmaya başladı.


Kafamda bir sürü proje var, vakit yok. Var olan boş vaktimi de müşterilere yazılım geliştirerek harcıyorum. Ak sakallı dedenin biri gelip "Evin, araban var. Al, sana benden birkaç yıl idare etmen için 5 milyon da nakit. Git kendini 1-2 yıl kapat, kafandakileri projelendir. Hayatını tekrar kur." dese hiç fena olmazdı Bi sayısal loto oynayayım, belki tutar da bu yorumu alıntılayıp "baba tahliye" yazarım hahahaha