Selam olsun,

2025 yılındayız.
Biz insanlar bilim ile ilerlediğimiz için çeşitli ölçü birimleri tanımlıyoruz.
Elbette bunu 2.000 sene daha erken yapsaydık 4025 yılındayız diyecektik. O zaman 4025 yılında mıyız? diye konu açacaktınız.
Sizi eleştirmiyorum sadece bu sorunun cevabı kaç yılında olursak olsun neden o yıl diye sorulabilir olur.

Gerçekler ortaya çıkıyor ve çıkacak bilgi her zaman ortaya çıkar.
Cebimizdeki cep telefonu için 1940 yıllarındaki telsiz çalışmalarının yapılması gerekiyordu.
1970'lerin sonunda 1 kilodan ağır ilk cep telefonu yapılması gerekecekti.
Yani bugün cebimizdeki cep telefonunun olması için onlarca hatta yüzlerce yıl gerekebiliyor.
Biz değil, bizden sonrakiler değil anca çok ileri gelecek nesiller biraz daha konuya vakıf olur.

Aslında yazacak çok şey var ama ister istemez bu sorgulamalar insanların çeşitli kutsallarını konu etmek zorunda bırakır.


Ben size şu kadarını yazayım; İnsanlığın içinde olduğu yaşam döngüsü planlanmış ve kurgulanmıştır. Bunu en sert ve gönülden savunanlar ise sistemlerin kurbanlarıdır.
Sistem böyle işler Fare yiyen fareler metodu hakimdir.
Bir fare aç bırakılır ve ölmeye yakın fare etiyle beslenir. Bu alışkanlığı kazandığında diğer farelerin olduğu yere bırakılır.
Ölmeyi beklemeden diğer fareleri yer ve diğer fareler ondan korkup kaçmaz.
Çünkü kendilerindendir.

Bu strateji bilinmedik bir şey değil elbette günümüzde aktif olarak dünyanın çeşitli yerlerinde kullanılıyor.
Mesela bir işçinin hakkını talep etmesini usta olan işçi engelliyor. Ustanın emeğinin karşılığını almasını müdürü engeller...
Yani baktığınızda hepsi işçidir ama sistem ilave bir koruma sağlamaz.

Derin konular ama bu tip konular "bence" ehilleri arasında konuşulması gereken konular.
Soru ve Sorgulamalarınız güzel ama bu sorular asıl sorguladığınız ana konunun alt başlıkları olur.
Hiç bir sorunuz direkt olarak ana konu değildir.
Asıl ben size sorayım sizi bu başlıklara iten ve sorguladığınız ana konu nedir?

Sevgiler.