İki yetişkinin kendi rızasıyla konuştuğu, görüştüğü bir uygulamayı fuhuş yuvası diye yaftalayıp kapattırmaya çalışmak, hem cehaletin hem de kontrol takıntısının göstergesidir.
Sonra da çıkıp saçma sapan örneklerle ‘o zaman uyuşturucu da özgürlük’ gibi bir cümle kuruyorsunuz. Bu kadar yüzeysel düşünmek gerçekten bir yetenek.
Uyuşturucu kullanımıyla arkadaşlık uygulamasını kıyaslamak için insanın ya konudan hiç haberi olmaması gerekir ya da mantık yürütme becerisinin yerlerde olması.
Uyuşturucu kamusal sağlık sorunudur. Bireyin kendini değil, çevresini de tehlikeye atar. Bağımlılık yaratır, ölüm riski taşır, suçla bağlantılıdır.
Senin arkadaşlık uygulaması dediğin şeyde ise iki kişi kendi kararıyla yazışıyor, görüşüyor.
Rızaya dayalı bir iletişimi, ölüm riski taşıyan bir maddeyle kıyaslayan kafadan zaten sağlıklı bir görüş çıkmaz.
Ayrıca
Bir platformu bazıları kötüye kullanıyor diye o platformu suçlamak, bıçakla cinayet işlendi diye tüm bıçakları yasaklamakla aynı mantık.
Mesele araç değil, kullananın niyeti. Uygulamanın değil, orada suç işleyenin sorumluluğu vardır.
Senin mantığınla gidersek WhatsApp’tan dolandırıcılık yapılıyor diye onu da kapatalım, sokakta sapık var diye herkesi eve kapatalım, kafede oturmak bile yasaklansın.
Yasakla, kapat, engelle... Kolay yol. Düşünmek zor geldiği anda “kapatılsın” demek kadar konforsuz bir ezber yok.
Devlet insanların ahlakına değil, güvenliğine karışmalı.
Rızaya dayalı bir iletişimi takip etmek değil, gerçekten suç olanı tespit edip müdahale etmek devletin görevidir.
Ama siz işi tersinden okuyorsunuz. Her şeyin içine karışan bir yapı istiyorsunuz, sonra da adını ahlak koyuyorsunuz.